11 Ağustos günü 18 derece Aslan’da parçalı bir Güneş tutulması gerçekleşiyor. Tutulma haritasında bolca kare açı ve retro var. Kare açı çatışma ve anlaşmazlık olarak tezahür eder. Özellikle Ağustos ayı boyunca Mars’ın retro olacağını düşünürsek, öfkeyle bağlantılı deneyimler bu tutulmanın konuları arasında. Zaten Mars yaz boyunca bilinçaltımızda yatan öfke gibi bütün ilkel dürtü ve duyguları açığa çıkardı, çıkarıyor. Bu Güneş tutulmasının 27 Haziran’daki Ay tutulmasıyla bağlantısı var. İki tutulma da Aslan – Kova akslarında gerçekleşerek bu burçlara özgü sembolizmayı hayatlarımızda görünür kılıyorlar. Ay tutulmaları bitişlerle bağlantılıyken Güneş tutulmaları güçlü başlangıçları getiriyor.

Bu yıl gerçekleşen son tutulma bu ve daha sonra bir kez daha Aslan – Kova aksında 21 Ocak 2019’da bir tutulma yaşayacağız ve böylelikle bu iki burç üzerinde yaşanan tutulmalar sonlanmış olacak. Ay düğümleri tutulma enerjilerini nasıl kullanmamız gerektiğine dair bilgi verir. Bu açıdan baktığımızda Aslan burcunda yer alan Kuzey Ay Düğümü 11 Ağustos’taki tutulmada da bize gitmemiz gereken yönün bu olduğunu gösteriyor. Bu tutulmaları retro ve Kova burcunda olan Mars ile değerlendirmemiz gerekir. Özellikle de kare açıları da göz önüne aldığımızda Aslan – Kova aksındaki bütün bu tutulmalar bizlere “kendine bak” mesajı veriyor adeta. Kolaylıkla tuzağına düştüğümüz diğerlerini yargılama, eleştirme ve düzeltme dürtülerimizin gelişimimiz önünde nasıl bir engel oluşturduğuna işaret ediyor. Aslan “ben” derken, Kova “toplum” der ve bu noktada mesele bencil olup olmamakla ilgili değildir. Hayır, bu tutulmaların mesajı “kendine önem vermeyi bırak ve biraz da bütün için birşeyler yap” demek anlamına gelmiyor. Bu tutulmalar “sürü psikolojisinden çık ve kendi öz değerlerini yaratmayı dene.” diyor.

Evet kendin olmak, herşey ve herkes aynılaşır ve tekdüzelişirken, kendi biricikliğini ve orjinalliğini korumak zor. Lakin kalabalıklar içerisinde monoton ve otomatik bir şekilde yaşamak da artık kolay değil. Dünya hızla değişiyor! Sen bu değişimin neresindesin?

Tutulma derecesinin Sabian sembolüne baktığımızda da aynı mesaj karşımıza çıkıyor: Kimyager öğrencileri için yeni bir deney düzenliyor.

Bu sembolün tek bir mesajı var: Yeni çözümler bulma zamanı!

Tutulma haritasında bolca kare açı yani çatışma ve uyumsuzluk enerjisi olduğunu düşünürsek, bu uyumsuzlukları ancak farklı çözümler, çareler bularak dengeleyebileceğiz. Denenmemişi denememiz gerektiğini zaten Kova burcundaki Mars da bize hatırlatıyor.

Tutulma anında Aslan burcunda ve Retro olan Merkür ise içerisinde riskleri ve hediyeleri barındırıyor. Kendimize özgü bir düşünme şekli geliştirebiliriz ancak karşımıza çıkan engeller ve sorunlar her ne ise bunlar yeni değil ve fakat biz ancak yeni, farklı ve özgün bir şekilde düşünüp ele alırsak üstesinden gelebiliriz. Merkür – Jüpiter karesi; sabit burçlardan dolayı sabit fikirliliğe, inatçılığa dair bir vurgu yapıyor. Özgün ve radikal düşündüğümüzü zannederek despotlaşabilir ve kendi fikirlerimizin tek doğru olduğunu iddia edebiliriz. Riskleri bol bir tutulma bu. Uyuma lüksümüz yok.

Tutulma esnasında Venüs’ün Mars’la uyumlu bir açısı varken, Satürn ile kare açı yapıyor. İlişkilerimizde farklı olmayı denediysek yani Kova’daki Retro Mars’ın enerjisine uyumlanıp eski benliğimizi rafa kaldırdıysak ilişkilerimizde uyumu yakalayabiliriz. Diğer taraftan retro Satürn yine geçmişten gelen, hesaplaşılmamış, bitmemiş meselelere işaret ediyor. Özellikle de kendi içsel otoritemizi bulamadıysak ilişkilerimizde bize patronluk yapmak isteyecekler hazırda bekliyor.

Tutulmaya eşlik eden akıcı enerji ise Neptün – Jüpiter arasındaki su üçgeni. Zorlayıcı geçecek Ağustos ayı boyunca sebepleri dışarıda aramak, suçlu aramak yerine içe dönmemiz ve keskin bir analiz yapmamız bu şifalı enerjiden yararlanmamıza olanak sağlıyor. İçsel gözlem yoluyla eski beni farkedip nerelerde sürüye uyduğumuzu, ne zaman kendi özgünlüğümüzü kaybettiğimizi, ne zaman beğenilme arzumuz yerine gelsin diye içimize sinmeyen işler yaptığımızı farkedebiliriz. Bu tutulma enerjileriyle uyumlanıp kendi özgünlüğünü ortaya çıkarabilenler, yeni ve farklı çözümler deneyenler için 2019 daha akıcı geçecek görünüyor.

Son olarak bu tutulmayı en iyi  anlatan, geçenlerde bir yerde okuduğum şu Çin atasözüyle bitireyim :  Başkalarını suçlayanların gitmesi gereken uzun bir yolu vardır. Kendisini suçlayan ise yolun yarısındadır. Kendisi de dahil birilerini suçlamayı bırakan çoktan varmıştır bile…

Sevgiyle,

Eda Ocak Zakaria, ASA

Yorum Yap

E-Postanız güvende. Gerekli alanları doldurunuz*