symbol-libra-26

 

19 Ekim’de 26 derece Terazi burcunda oldukça yenileyici ve sürprizlerle dolu bir YeniAy gerçekleşiyor. Daha yüksek bir bilinç seviyesinde titreşen ilişki(ler) arayanlar için önemli bir zaman dilimi.

Gökyüzünde YeniAy gerçekleştiği zaman Güneş (yang) ve Ay (yin) bir araya gelir ki Terazi burcunun 26 derecesinde gerçekleşen bu YeniAy’ın mesajı da tam olarak bu; eril ve dişil enerjilerin birbirlerinde erimeleri. Bilinç dualitenin ötesinde işler, çünkü Ruhun, İradenin ve Sevginin kutuplaşmış enerjileri, her ne kadar çok farklı görünse de tek bir amaca çalışırlar, diyor Dane Rudhyar bu derece için. Bir kartal ve beyaz bir kumru birbirleriyle içiçe geçiyorlar.

Bu sembolizmayı okursak eğer; içinde yaşadığımız realitede, bu bilinç seviyesinde eril enerji, dişil enerjiyi bastırmış durumda, ortada bir denge yok, bir prensibin aşırı kullanımıyla bağlantılı mağduruz. Dengeyi sembolize eden Terazi burcu aynı zamanda bu iki enerjinin, eril ve dişil prensiblerin dengelemesiyle doğrudan bağlantılı. Ancak 19 Ekim’de deneyimleyeceğimiz YeniAy’ın bize verdiği mesaj bu iki enerjiyi dengelemekten de öteye uzanıyor. Zira bu defa işin içerisinde Uranüs de var ve oldukça sıkı bir karşıt açı ile YeniAy enerjisine kendi yüksek frekansını katıyor. 26 derece Koç – Terazi ekseninde gerçekleşen bu zıtlık;  bu sefer kartal (eril) ve kumrunun (dişil) gökyüzünün sonsuzluğunda bir olup uçabiliceğini söylüyor bize. Yani daha yüksek bir bilinç seviyesinde titreşen bir ilişki deneyimlemek istiyorsan kadın olmayı, erkek olmayı, bu rollerin arkasına sığınmayı bırakman gerekiyor. Adeta eril – dişil ikiliğinin ötesinde bir gerçekliğin, “bir” olmanın muştusu veriliyor.

İlginçtir ki YeniAy’dan bir gün önce de Merkür ve Jüpiter, Akrep burcunda kavuşuyor, Jüpiter – Akrep enerjisine dair detaylı bir yazı yakın zamanda paylaşmıştım. O makalede de bahsettiğim gibi Akrep enerjisi zıtlıkları barındırır, ancak bir birleşme yoktur yani bir şey ya var ya yoktur, ya siyah ya beyazdır. Merkür – Jüpiter kavuşumu zihinlerimizde Akrep enerjisiinin gölge yönlerini fazlasıyla açığa çıkarabilir. Dolayısıyla karşımızda bu YeniAy’la gelen bir meydan okuma var diyebiliriz. YeniAy bize zıtlıkları birleştirmemiz gerektiğini, siyahın da beyazın da aslında bir olduğunu anlatırken Akrep burcunda kavuşan Jüpiter ve Merkür ise bir seçim yapmamız gerekiyormuş gibi düşündürebilir. Oysa ki burada seçimden ziyade bize zıtmış gibi görünen enerjileri birleştirmek düşüyor.

Uranüs’ün YeniAy üzerindeki bu baskın enerjisi özgürlük hakkında bol bol düşüneceğimizi gösteriyor. Kendi sınırlarımıza, ilişkilerimizin bu sınırları ne kadar ihlal ettiğini ve bizim karşımızdakine sınırlarımızı ihlal etmesi için ne kadar izin verdiğimize dair ani farkındalıklar yaşayabiliriz. Özellikle boğucu, baskıcı tarzda ilişkilerde ani bitişler olabilir; zira ne kadar özgür olduğumuza dair aydınlamalar yaşayacağımız bir dönem bu. Diğer taraftan sürpriz bir şekilde başlayacak yeni ilişkilere, evliliklere de gebe bir dönem.

Kısacası 18 Kasım’a kadar etkisini hissedeceğimiz bu YeniAy’da ilişkilerimiz ön planda olacağı gibi, hayatımızdaki uçları da birleştirme arayışı ön planda olacak. Özgürlüğün bizim için ne anlama geldiğini ilişkilerimiz üzerinden sorgulayacağız. Bütün bunlarla ilgilenirken kendi kendimizi kandırmamaya da dikkat etmeliyiz, çünkü YeniAy’a Neptün de 135 derecelik bir açıyla katkıda bulunuyor. Sınırlarımızın nerede bitip nerede başladığını anlamamız zor olabilir, belirsizmiş gibi görünebilir. YeniAy derecisinde yer alan Izar yıldızı da yanlış anlamalara ve suçlamalara dair bizi uyarıyor. O halde bu YeniAy’ın soruları şunlar olsun :

İlişkilerim vasıtasıyla kendime dair gerçekleri görüp sınırlarımın nereye uzandığını nasıl anlayabilirim ki kendim olmaktan vazgeçmeyeyim?

İlişkilerim içerisinde beni aşağı çeken, ilerlememe engel olan korku, tabu, düşünce, duygu ve kalıplardan nasıl özgürleşebilirim?

Sevgiyle,

ASA, Eda Ocak Zakaria

Yorum Yap

E-Postanız güvende. Gerekli alanları doldurunuz*