kazuend-26663.jpg“Ateş, toprak, hava ve su. Elementler. Antik çağdan imgeler. Varolmanın dört temel biçimi. Evrenin dört yüzü. Bunlar içimizde bilinç düzeyleri olarak varlar. Dışımızda ise tüm fiziksel ve metafiziksel süreçler için ölçüt olarak kullanılmışlar. “

2018 yılına ait astrolojik yorumlarımı birkaç yazı serisi olarak yayınlayacağım.  Oldukça güçlü, içerisinde büyük potansiyeller ve meydan okuyucu deneyimler barından bir yıl bizleri bekliyor. 2018’e ait bu ilk seride elementler üzerinden 2018’e hakim enerjileri ve genel atmosferi yazdım. Diğer serilerde ise tarihlerle birlikte daha detaylara ineceğim.

2018’i önemli kılan en önemli göstergeler; kolektif bilinci doğrudan etkileyen gezegenlerin burç değiştirerek farklı elementleri kolektif ve bireysel alanlarımızda aktifleştirmeleridir. Her ne kadar gökyüzünde dört elementin dördünün de enerjisi aktif olarak var olsa da 2018’e toprak elementi damgasını vuracak. Bu sebeple toprak elementinin mesajlarına kulak vermemiz zamanın ruhunu anlamamız açısından önemli.

redd-angelo-344550.jpg

Astrolojide Uranüs, Neptün ve Pluto burç değiştirdiklerinde çok güçlü enerji değişimleri açığa çıkar. Bu değişimi hem kolektif hem de bireysel olarak hayatlarımızda güçlü bir şekilde deneyimler ve hissederiz. Satürn ve Jüpiter’in burç değişimleri ise hayatlarımızdaki zıt enerjilerin niteliğine dair bilgiler verir. Malum Satürn meydan okuyucu ve sınayan deneyimlerle bağdaştırılırken Jüpiter daha akışkandır; şans ve fırsatlarla anılır. Satürn sınırlarımızı gösterir ve daralma prensibinden işler fakat Jüpiter ise tersine sınırsızlığa doğru ivme çizer ve genişleme prensibi ile psişemizde yer alır. Dolayısıyla bu iki gezegenin burç değişimleri de önemlidir ve bahsettiğim prensiplerin nasıllığına dair bize bilgiler verir.

24 Aralık 2014’te Satürn de bir ateş elementi olan Yay burcuna girdiğinde gökyüzünde ateş elementi ağırlığı oluştu. Uranüs Koç burcunda, Jüpiter Aslan burcundayken Satürn’ün Yay burcuna girmesi dengeleri değiştirdi ve o tarihten şimdiye kadar ateş elementinin sıcaklığı hakimdi. Bu son 2,5 – 3 yıl dünya genelinde, en beklenmedik yerlerde bile törer saldırıları ile ateş elementinin yıkıcı taraflarını deneyimledik. Ateş elementi çoşkuyu, hareketi, tutkuyu, yaratıcılığı ve ama yıkımı da temsil eder. Dolayısıyla ateş elemetine ait özelliklerin aşırı kullanımından dolayı inançlar, ideolijiler ve siyaset üzerinden fanatizm ve öfkeyi gördük. 2017’de Aslan (ateş) – Kova (hava) aksında gerçekleşen tutulmalar da yine bu elemente vurgu yaptı. Siyasi liderlerle ilgili sürpriz gelişmeler yaşadık, kişisel hırslar ön plana çıktı. Dengeler bir hayli değişti. Doğada ise bu elementin fiziksel tezahürü vardı, yakın zamanda California’da ortaya çıkan büyük yangın tam da gökyüzündeki ateş elementi yoğunluğuna denk geldi.

2018’de ise hem Satürn’ün hem de Uranüs’ün toprak burçlarına geçmesiyle birlikte gökyüzünde toprak ve su elementlerinin yoğunluğu artacak. Pluto ve Satürn Oğlak burcunda, Uranüs Boğa’da iken Neptün Balık ve Jüpiter de Akrep burcuyla su elementinde ilerleyecekler. Gökyüzündeki bu toprak ve su elementlerinin enerjisini eşzamanlı olarak hem bireysel hem de kolektif psişemizde hissedeceğiz. Tabii ki astrolojide tetikleyici denilen gezegenlerin ( Ay, Merkür, Venüs, Mars) kolektif gezegenlere yapacağı açılarla da yeryüzünde bu enerjiyi sembolize eden olaylar vuku bulacak.

Toprak elementi öncelikle kalıcılığı ve dayanıklığı sembolize eder. Ateş elementinin deli fişek enerjisinin aksine sakinlikle nüfuz eder. Toprak form verir ve bu formun sürekliğini sağlar. Maddi alemle bağlantılıdır, ateş ve havanın aksine fiziksel yaratımlar ön plandadır. Kristalize etmek, inşaa etmek ve hatta mükemmelleştirmek toprak elementinin işidir. Bizler toprağı ve içindeki madenleri alır, işler ve onlarla inşaa ederiz, görünür kılarız. Yoğunluğunu giderek hissedeceğimiz bu yeni dönemde hayatlarımızda da bu prensipleri gerçekleştirmeye dair içsel bir itki duyacağız. Bu yeni enerjilerle görününen o ki hepimiz hayatlarımızın birer mimarı olma yolunda ilerleyebiliriz. Uzun zamandır zihnimizde yer edinmiş bütün o fikirleri (hava) ve tutkuyu (ateş) toprak (üretim) ve su (ruh) ile birleştirme zamanı geldi.

Toprak elementi Kış Gündönümüyle bağlantılıdır. Doğada kararlı, azimli ve çalışkan olanların hayatta kalabildiği bir zamandır. Ensemizde rüzgarın esintisini hissettiğimiz, hülyalara daldığımız o yaz günleri bitmiştir artık. Ayağa kalkıp etrafımızı saran realiteyi kabul etmemiz ve sorumluluklarımızı üstlenmemiz gerektiğini hatırlatır. 2018’de eğer bu bilinç seviyesini hayatlarımıza taşıyabilirsek, sorumluluklarımızın farkına varıp gerçek her ne olursa olsun onunla yüzleşebilirsek akıntıya kürek çekmek yerine akışta oluruz.

Toprak elementi ile uyum içinde olmak kişinin fiziksel duyularıyla ve maddi dünyanın bugün – burada gerçekliği ile temas halinde olduğunun göstergesidir.  Bireysel olarak hayatlarımızda her nerede bu teması kaybetmişsek geri kazanmanın 2018’de mümkün olduğunu görüyoruz. Belki de çoktandır bitmiş bir ilişkiyi görmezden geliyoruz ya da gerçekliğimizle uyuşmayan bir fikrin, kişinin, ideolojinin, inancın, geçmiş bir deneyimin peşinde gidiyoruzdur. Gökyüzü bizi “bugün”e çağırıyor, burada olanı görmemiz, kabul etmemiz için uyumlu enerjiler gökyüzünden yeryüzüne iniyor. Artık topraklanma zamanı. Sorumuz; ben BUGÜN, TAM ŞİMDİ ve BURADA ne yapabilirim?”

zbysiu-rodak-52198 (1).jpg

Kolektif düzlemde ise ben bu enerjilerin Toprak Ana’yı hatırlamamızı sağlayacağını düşünüyorum. Özellikle Uranüs’ün Boğa burcuna girişi biz hatırlamasak da Toprak Ana’nın kendini bize hatırlatacağını gösteriyor. Zira boğa burcu toprak elementi olmasıyla birlikte astrolojide gezegenimiz Dünya’yı temsil eder. Uranüs’ün Boğa burcundaki geçişleri yeryüzünün sık sallandığı zamanlara denk gelir. Toprak Ana bu dönemlerde kendiyle birlikte üzerindekileri de silkeler, varlığını hatırlatır. Ancak içinde bulunduğumuz zamanda Toprak Ana yüzlerce yıldır ihmal edilmişliğini daha farklı ve daha sık bir şekilde bizlere hatırlatabilir. Bu durum karşısında yapmamız gerekenleri ise Oğlak burcuna geçiş yapan Satürn’ün sembolizmasını okuyarak anlayabiliriz ki zaten her halükarda ağırlığını hissedeceğiz. Bana öyle geliyor ki Boğa’daki Uranüs enerjisi doğrultusunda toprakla ilgili yaşayacağımız deneyimler, içinde bulunduğumuz sistemin yıkılması ya da değişmesi gerektiğini bize çok daha net gösterecek. Oğlak burcu yapılar, yönetimler ve sistemlerle alakalıdır ve Satürn’ün bu burçtan geçişi bu konularla ilgili almamız gereken sorumlulukları bize hatırlatacak. Bu konuda daha detaylı sonraki yazımda bahsedeceğim.

Uranüs, Pluto ve Satürn üzerinden deneyimleyeceğimiz toprak enerjisiyle hayatlarımızda daha kalıcı ve görünür adımlar atmak için gereken gücü bulabiliriz. Memnun olmadığımız, bizi rahatsız eden her ne varsa hayatlarımızdaki yaratımlarını, yerlerini iptal edip yeniden yaratabiliriz. Mutluluğun bir seçim olduğunu hatırlayıp geçmişte veya gelecekte mutlu olma ihtimallerimizi düşünmek yerine şimdide seçim yapmamız gerekiyor. Toprak elementi, hava ve ateşin aksine materyalize etmekle ilgilidir, bunca zamandır biriktirdiğimiz düşünceler, ilhamlar, tutkular, projeler ve hayata geçmeyi bekleyen her ne var ise işlememiz, inşa etmemiz için bizi bekliyor. Toprak Ana’dan ilhamla sabrımızı ve dayanıklılığımızı da yanımıza alıp çalışma zamanı.

ahmed-saffu-420396.jpg

2018’de hayatlarımızın mimarı olarak çalışırken inşaa ettiklerimize ruhtan esintiler katmayı da ihmal etmeyeceğiz. Neptün ve Jüpiter, su elementi burçlarında ilerlerken toprak elementiyle uyumlu bir şekilde çalışan su enerjisini de hayatlarımıza katabileceğiz. Zira ektiklerimizin yeşermesi için toprağın suya ihtiyacı vardır. Su elementi koruma, besleme ve bakım prensiplerini taşır. Temel fonksiyonu ise duyumsamak ve hissetmektir. Neptün uzunca bir süredir Balık burcunda ilerlerken Jüpiter de 2017’nin sonlarında akrep burcuna girerek su elementine özgü özellikleri büyütmeye başladı bile. Sorumluluklarımızı yerine getiririp hayatlarımızda yeniden inşaa etmemiz gereken alanlar üzerinde çalışırken engeller karşısında adeta bir nehir gibi yol alabiliriz. İlla ki bizim istediğimiz yerden ilerlemiyorsa hayat belki de diğer olasılıklara da dikkatimizi çekmek içindir. Düz bir çizgi halinde monoton yaşamak yerine suyun esnekliğini kendimize örnek alabiliriz. Su enerjisine özgü bu teslimiyet aslında  bir vazgeçiş ya da zayıflık belirtisi değildir, çünkü su aslında uzun vadede çok güçlüdür ve nüfuz etme özellliğine sahiptir. Zorluklar karşısında ateş elementinin özelliği olan burnumuzun dikine gitmek yerine su gibi olmaya çalışırsak yani koşullara uyum sağlarsak varoluşun başka hallerini de deneyimleyebiliriz. Tıpkı su gibi yeri geldiğinde benliğimizin buharlaşması gerek yeri geldiğinde ise buz gibi katı yani kendimizden emin olabilmeliyiz bu yeni dönemde.

Su elementi aynı zamanda hisler, sezgiler ve duygularla bağlantılıdır. Eğer biz bu yıl hayatlarımızın mimarı olacaksak hisslerimizi ve hatta sezgilerimizi de göz önünde bulundurarak tasarımımızı hazırlamamız gerekir. Esip gürlemeden bir zen bahçesi yaratır gibi inşa edersek, sonra o bahçede ruhumuz huzur bulabilir. Hava elementi zihindir, mantıktır, rasyonel düşünmedir,  su ise tam tersi içsel bilgelikle ve ruhun fısıldadıklarıyla ilgilidir. Bu yıl karar verme anlarımızda rasyonel zihnimizin yanında ruhumuzun bize fısıldadıklarını, kalbimizin bize söylediklerini dinlememizde fayda var.

Astrolojide toprak ve su elementi dişil enerjiyi temsil eder, dualitenin Yin tarafıdır, bu elementlere ait burçlar da dişil enerjiyi taşırlar. Gökyüzünde toprak ve su elementinin yoğunluğu umarım dişil enerjinin kapsayıcı, besleyici ve şefkatli özelliklerini açığa çıkarmamıza yardım eder. 2018’de toprak gibi dayanıklı ve temkinli, su gibi duyarlı ve yaşam veren olmamız dileğiyle…

Sevgiyle,

Eda Ocak Zakaria, ASA

 

Astrolojinin rehberliğinde kendinizi daha iyi tanımak, sadece size özel olan doğum haritanızda yatan potansiyelleri keşfetmek, hayatınızdaki engellerin neden kaynaklandığını ve nasıl akış sağlayacağınızı öğrenmek ve  hayatınıza yeniden yön vermek istiyorsanız, bireysel danışmanlık için lütfen danışmanlık bağlantısına veya eda.ocak@gmail.com adresine yazınız.

 

Kaynaklar :
Astroloji, Psikoloji, Dört Element, Stephen Arroyo
İçinizdeki Gökyüzü, Steven Forrest

Yorum Yap

E-Postanız güvende. Gerekli alanları doldurunuz*