15 Kasım 2018’de Ay Düğümleri, Aslan – Kova burçlarından Yengeç – Oğlak burçlarına geçiş yaptı. 5 Mayıs 2020’ye kadar da bu burçlarda kalacaklar ve 2019’da gerçekleşecek olan 5 tutulmanın 4’ü de Yengeç – Oğlak aksında olacak. Yani yaklaşık 2 yıl boyunca Yengeç – Oğlak burçlarının enerjileri ve sembolizması kolektif ve bireysel olarak yaşamlarımızda görünür oluyor.

Ay Düğümleri Güney ve Kuzey olarak ikiye ayrılırken, aynı zamanda gitmemiz ve bırakmamız gereken yönlere dair de bilgi veriyor. Güney Ay düğümünün yer aldığı burç  geride bırakmamız, o burçla ilgili olan sembolizmayı beslemememiz gerektiğini anlatıyor. Kuzey Ay düğümünün yer aldığı burç ise tam tersi ilerlememiz gereken yöne işaret ediyor. Bir başka deyişle; ezoterik astrolojide Güney Ay Düğümü (GAD) ejderhanın kuyruğunu ve Kuzey Ay Düğümü (KAD) de ejderhanın başını temsil ediyor.

 

 

Yengeç ve Oğlak, iki burç da klasik astrolojide dişil niteliğe sahip olarak görülse de Yengeç su elementinde olmasıyla daha dişil ve duygularla bağlantılı bir burç. Zaten gökyüzünün kraliçesi Ay’ın da en rahat ifade bulduğu burç Yengeç. Oğlak ise tam karşısında yer olarak daha eril ve duygulardan oldukça uzak. KAD Yengeç burcunda iken GAD Oğlak burcunda. Yani Yengeç burcuna doğru evrilmemiz, yaşamlarımızda ve kolektif bilincimizde Yengeç burcu enerjisini aktive etmemiz gerekiyor. Ejderhanın başı Yengeç burcuna doğru bir ivme çiziyor.

Yengeç burcu atalar ve geçmişle bağlantılı bir burç olarak bizi geçmişe bakmaya, dönüp atalarımızın neler yaptığını anlamaya davet ediyor. Charles Eisenstein, Türkçe’ye yeni çevrilen kitabı “Kalplerimizin Mümkün Bildiği Daha Güzel Dünya”da Dünya’nın şu anki durumuna çare olarak üç tohumdan bahsediyor. “Bunlardan ilki binlerce yıl geriye uzanan, hayati bilgileri koruyan ve muhafaza eden iletim hatları, yani bilgelik gelenekleri. Dünyanın dört bir köşesinde, ustalar öğrencilerine çeşitli bilgelik gelenekleri ve gizli öğretileri aktarmışlar. Bilgelik bekçileri, Sufiler, Zen üstatları, Kabalistler, Taoist büyücüler, Hristiyan mistikler, Hindu swamiler ve daha niceleri, farklı dinlerin adı altında, bilgiyi dünya onu geri almaya hazır olana kadar korumuş.” Ay Düğümlerinin Yengeç – Oğlak aksı bize zamanın geldiğini, geçmişi ve atalarımızı onurlandırmamızı söylüyor. Onlardan gelen bu bilgeliği koruma ve canlandırma zamanı geldi çattı.

 

Eisenstein ikinci tohumun; kutsal hikayeler, efsaneler, destanlar, peri masalları, folklor ve tarih boyunca tekrar tekrar karşımıza çıkan kadim temalar olduğunu söylüyor. Üçüncü tohum ise yerli kabileler, belirli bir aşamada ayrılık yolculuğunun (doğayla ve özümüzle olan ayrılma) dışında kalmayı tercih eden halklar.  Yazarın bu kitabında sunduğu bu üç tohum da atalarımızdan kalan mirasa işaret ederek Yengeç burcu sembolizmasına ne kadar da uyuyor. Yani kadim bilgeliklere, kabilelere ve hikayelere yüzümüzü döndüğümüzde orada bizim onurlandırmamızı ve kullanmamızı bekleyen hazineler var.

Önümüzdeki yılların oldukça kritik ve tarihi bir öneme sahip olduğunu  (2020 Satürn –Pluto Kavuşumu, 2023 Pluto Kova Geçişi) düşünürsek; Eisenstein’ın önerdiği bu tohumları yeşertip büyütmeye ihtiyacımız var. Ataerkil düzen tarafından yazılmış bu hikayenin sonuna doğru gelirken can simitlerimiz hakkında Yengeç burcundaki KAD bize yol gösteriyor. Ancak kadim bilgelikler ve gelenekler bizlere yol gösterirken dikkat etmemiz gereken, bunu içi boş nostaljik bir hevesle karıştırmamak. Ve tabii atalara ve geçmişe yüzümüzü dönerken milliyetçilik sınırlarında da gezinme riskine dikkat etmek gerek. Daha doğrusu kendi geçmişinin veya atalarının diğerlerinden üstün ve daha iyi olduğuna dair fanatik inançlar bu enerjinin gölgesi olabilir.

Aidiyet meselesi de yine Yengeç burcuyla bağlantılı. Kendimizi hiçbir yere ait hissedemediğimiz, kopuş ve ayrılık hissinin baskın olduğu çağımızda bize dayatılan yaşam şekilleri aidiyetsizlik duygusunu daha da arttırıyor. Özellikle Oğlak burcuyla sembolize edilen iş dünyası, kariyer basamakları, holdingler, CEO’lar yaşamlarımızın büyük bir kısmını işgal ederken köklenemiyoruz. Aileyle, sevdiklerimizle, kendimizle, kendi iç dünyamızda geçireceğimiz zamanla ilgili kıtlık yaşıyor ve ait hissedemiyoruz. KAD Yengeç’te iken bu durum tersine dönmeye elverişli. Duygularımızla iletişime geçmek, aynı bir yengeç gibi kabuğumuza çekilip iç dünyamıza keşfe çıkmak için destekleniyoruz. Dışarıyı fethetme, Oğlak burcuna özgü hedef odaklı olma, ancak zirveye çıkarsam mutlu olurum’lu günler bizi uzun zamandır hırpalıyor. Şimdi biraz kendimizi besleme ve koruma zamanı, dış koşullar zirveye çıkmamızı talep etse bile. Biraz ağırdan, yavaştan alma zamanı, aynı bir yengeç gibi dikine değil de yandan yandan, sindire sindire 🙂

Ve evet Yengeç burcu sindirim demektir. Bunca zamandır o kadar çok şey oldu, o kadar hızlı yedik ki gezegeni, kendimizi ve hatta birbirimizi. Şimdi durup da hazmetme, sindirme zamanı olanları ve olamayanları. İfade bulamamış, bastırılmış bütün duyguların kanser olarak kendini gösterdiğini okuyoruz birçok yerde. İlginçtir ki duygularla bağlantılı Yengeç burcu İngilizce’de Cancer olarak geçer. Sanki sindirilmeyen duyguların neye dönüşeceğine işaret eder gibi.

 

Ay düğümleri iki zıt burç üzerinden ilerler ve Kuzey düğümü geliştirmemiz gereken özellikleri gösterir demiştik. Ancak; bu Güney Ay düğümü ile ifade edileni tamamen terk etmemiz anlamına gelmiyor. Özellikle de Güney Ay düğümünün yönetici gezegeni Satürn de Oğlak burcunda olduğu için Oğlak burcuna ait sembolizma da oldukça önemli hale geliyor. Ek olarak Pluto’nun da Oğlak burcunda olduğunu unutmamak gerek. Özellikle karmayla bağlantılı (ne ekersen onu biçersin) gezegen Satürn’ün bu burçta olması 2019’da politika, bankalar, ekonomi, para, liderler, iş dünyasıyla ilgili önemli kırılmalar yaşanacağını gösteriyor. Tabii ki bu yolsuzluk  yapan, gezegenin içinde bulunduğu kritik durumu umursamayan liderler deff olacak demek değil. Kozmik güçler, bu kadar net bir şekilde iyi-kötü ekseninde işlemiyor. Hatta tersi bir şekilde daha da güçlenebilirler, bahsettiğim bu konular daha da azgınlaşabilir. İnanıyorum ki bu sembolizmadaki en yüksek potansiyel kendi içsel otoritemizi bulabilmekle ilgili. Oğlak otoriteyle ilgili bir burç olmakla birlikte ezoterik bilgide spiritüel enerjilerle de bağlantılı. Bu kadar güçlü Oğlak vurgusu acaba spiritüel otoritemizi keşfetmekle sonuçlanabilir mi? Önemli makamların arkasındakilerin basiretsizliği kendi içsel otoritemizi hareketlendirmemizi sağlayabilir mi?

 

Bu soruların cevaplarını zamanla göreceğiz demiyorum, çünkü bence Ay düğümlerinin etkileri başladı bile. Zaten Pluto ve Satürn bir süredir Oğlak burcuyla bağlantılı her ne varsa dönüştürmeye, yıkmaya, zorlamaya başladı. Otoriter sistemlerin daha da güçlenmesi boşuna değil. Hele şu aralar Avrupa’da olanlar 2019’un nasıl bir yıl olacağına dair önemli ipuçları barındırıyor aslında. Özellikle de 22 Nisan ve 29 Haziran tarihlerinde Satürn ile ve 31 Mart tarihinde de Pluto ile düğümler kavuşacaklar yani aynı Zodyak derecesinde olacaklar. Bu tarihlerin olduğu haftalarda Oğlak burcunun konuları olan yönetim sistemleri, iş dünyası, holdingler, bankalar, para ve para sistemleri, ekonomi, siyaset, liderler ve kontrol mekanizmaları hakkında köklü sarsılmalar meydana gelebilir. Satürn’ün aktif olduğu tarihlerde kadersel gelişmelerin tetiklendiğini unutmamak gerek. Pluto ise bu süreçte bahsettiğim alanlarda köklü dönüşüm enerjisini aktive edecek. Bu tarihler özellikle kolektif düzlemde gelişmelere işaret etse de kendi bireysel yaşamlarımızda da benzer etkiler açığa çıkabilir. Yani 2019’da doğum haritanızda Oğlak ve Yengeç burcunun denk geldiği alanlara özellikle önem vermenizi tavsiye ederim. Bu burçların bağlı olduğu yaşam alanlarına yukarıda vermeye çalıştığım perspektiften bakmayı deneyebilirsiniz. Yani Yengeç burcuna ait (içe dönük, duygu odaklı, empatik, hassas, koruyuc ve besleyici ) özellikleri daha da güçlendirip Oğlak burcuna ait (dışa dönük, rasyonel, duygulara mesafeli, hırslı ve iş odaklı) özellikleri dengelemeniz iyi olabilir.

 

2019 yılında geliştirmemiz ve bırakmamız gerekenleri özetlersem;

  • Duygularımızla iletişime geçip bastırılan, görmezden gelinen duyguları sağlıklı bir şekilde ifade etmeyi öğrenmek
  • Zayıf ve çaresiz durumda olanı korumak ve şefkat vermek
  • Kendimizi ait hissettiğimiz yere ve kişiye daha da özen göstermek ( buna gezegenimiz Dünya da dahil)
  • Dış alemde bir şeyleri başarmaya mecbur hissetmek yerine iç aleme yönelmek
  • İç dünyamızda kendi içsel otoritemizi keşfetmek
  • Vatanından sürgün edilmiş, vatanı talan edilmiş olana karşı şefkat göstermek ve yardım etmek (mültecilere karşı empati)
  • Hedef odaklı olmak yerine sürece önem vermek ve yavaşlamak
  • Herkesi ve her şeyi kontrol etme ihtiyacının altında yatan nedenleri fark etmek
  • Başkalarının takdirini kazanmak için çabalamaktan vazgeçmek

 

Yengeç – Oğlak enerjisine uygun şifa çalışmaları bunlar olabilir;

  • Aile dizilimi
  • İçsel otoriteyi keşfetmeye yönelik çalışmalar
  • Geçmiş travmaları şifalandıracak terapiler
  • İhtiyacı olan kişilere yardım
  • Şefkat meditasyonları

 

Sevgiyle,

Eda O. Zakaria, ASA, MAPAI

 

1 Yorum Yap

  • Emel Yayınlandı Kasım 6, 2019 1:35 pm

    İlgileniyorum teşekkürler

Yorum Yap

Emel için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-Postanız güvende. Gerekli alanları doldurunuz*