2019’un Devamı Olarak 2020’yi Kullanma Kılavuzu 1

2020’nin dinamik, isyankar ve yenileyici enerjisi kendisini hissettirmeye başladı bile. Şu an dünyanın benim bildiğim 6 farklı noktasında toplu eylemler var. Farklı sebeplerle ortaya çıkmış isyanlar gibi görünse de temelinde işlerin artık bildiğimiz şekilde ilerleyemediği gerçeği var. İçinde yer aldığımız sistem ki buna kapitalizm de diyebiliriz, kanser gibi ilerlediği ve bizim buna “gelişim” adı vererek zorla inandığımız ya da inanmak istediğimiz yalanı artık Güneş gibi ortada. İnkar edilemeyecek bir seviyede yeryüzünde yaşayan her canlıdan ve geleceğimizden çalarak bugünü idare ediyoruz. Daha dün Yeni Delhi’nin dev bir gaz odasına dönüştüğü haberi yapıldı. Hava kirliliğinin artık zehir soluma derecesine geldiği bir yer var güzelim gezegenimizde. Net bir şekilde işler çığrından çıktı ve çıkmaya da devam ediyor. 

Bütün bunların astrolojik karşılığına bakarak biraz ipuçları vermeye çalışacağım sizlere. 12 Ocak’ta Satürn- Pluto kavuşumu ile bir döngü kapanıp bir diğeri açılmış olacak. Üstelik 2020’nin alamet-i farikası sadece bu değil, Jüpiter’in Oğlak burcundaki seyri, Mars retrosu, Venüs retrosu, düğümlerin İkizler – Yay eksenine geçişi, tutulmaların da bu burçlarda gerçekleşecek olması gibi daha irili ufaklı bir sürü değişimler var göksel enerjilerde. 

İçlerinde etkisini en güçlü şekilde hissedeceğimiz ki aslında bu etki başladı bile Satürn – Pluto kavuşumu ve 2020 sonunda gerçekleşecek Satürn-Jüpiter kavuşumu. İlki hakkında detaylı bir yazım var. Bu yazıdan sonra linke tıklayıp onu da okumanızı tavsiye ederim.  Bu yazıda ise gelmekte olanı daha net bir çerçeve içine yerleştirmeye çalışacağım.

Gerçekleşen protestoların tabii ki de Satürn – Pluto kavuşumu ile bağlantısı var. Aynı zamanda Greta’nın başlattığı ve dünyanın birçok yerinde gerçekleşen iklim krizi ve 6. Büyük kitlesel yokoluş eylemlerinin de bağlantısı var. Ancak Uranüs – Boğa enerjisini de unutmamak gerek. Geçen yılki yazılarımda sıkça bahsettiğim gibi Uranüs’ün Boğa burcuna geçişi Toprak Ana için isyanların habercisiydi. 

Astroloji 2020

Bütün bunlar olurken 2019 boyunca Ay düğümleri ve tutulmalar nereye doğru yol almamız gerektiğini gösteriyordu, gösteriyor. Kuzey Ay Düğümü, ki eskiler ona ejderhanın başı derler, Yengeç burcunu işaret ediyor. Hedeften sürece, iş dünyasından iç dünyaya, iş yerinden yuvaya, hırs, disiplin ve katılıktan, yumuşaklık, esneklik ve döngülere kucak açmamız için uyarıyor. Yengeç kutsal Anne arketipini taşır. Ait olduğumuz yere doğaya, Toprak Ana’ya, Pachamama’ya dönüşe dair güçlü bir mesaj var burada. 

Yengeç arketipi aynı zamanda nostaljiyle, geçmişle ve geçmişin değerleriyle bağlantılı. Bu bağ Oğlak’ta da var ama o daha çok geleneksel yöntemlerin ne pahasına olursa olsun sürdürülmesiyle ilgili. Yengeç arketipi ise geçmişte güçlü aidiyet hissettiğimiz değerlerle bir köprü kurar. Bu noktada aklıma masallar, ateş başında toplanıp hikayelerden beslendiğimiz kadim ritüeller, kendi küçük kabilemizde hissettiğimiz o sıcaklık ve şahitlik geliyor. Şükür ki son yıllarda ve hatta 2019’da artan bir şekilde daha çok çemberlere oturduk, daha çok masallar dinledik ve kadim ritüelleri hatırladık, hatırlıyoruz. 

Bizler bir geçiş çağına doğduk. Gelmekte olan çok büyük, tanıdık ve bir o kadar da farklı. 2020’de düğümler İkizler – Yay eksenine geçiş yapacak. Ancak hemen değil, Mayıs itibariyle bu değişimi hissedeceğiz. Bu aynı zamanda 2020 boyunca gerçekleşecek tutulmaların bu iki farklı enerji ekseninde olacağı anlamına geliyor; yani hem Yengeç-Oğlak hem de İkizler- Yay tutulmaları olacak. Yengeç – Oğlak tutulmalarının ve düğümlerin bu burçlarda olmasının ne anlama geldiğine şimdi biraz değindim ve blogda ilgili birçok yazım var.

Gelelim İkizler – Yay eksenine. Bir süredir düşünüyordum bu değişimin ne anlama geleceğini. Derken bir haber gözüme ilişti ve işte bu dedim, mesaj bu! Haberde ABD’de bir şehrin kapatilazimin çöküşüne kendisini hazırladığı yazıyordu. Kingston kendi kendine yeterli bir şehir olmaya hazırlanıyormuş. Lokal bir ağ içerisinde kendilerine yetecek ürünleri yetiştirip işbirliği içerisinde yeni bir yaşam şekli yaratmaya çalışıyorlar. Yeni diyorum çünkü bu yaşam şekli bildiğimiz köy hayatının dar kalıplarının dışında bir şeye işaret ediyor. Çeşitlilik var. Ülkenin farklı yerlerinden gelmiş sanatçılar, restoran sahipleri, aşçılar, çiftçiler bir arada bir topluluk oluşturmuş. Varolan ekonomik krizin üstesinden takas usulü ve kendi yöntemleriyle gelmeye çalışıyorlar. 

İkizler arketipi işte tam da buna işaret ediyor. Yay arketipinin aksine şimdi ve burada olanla ilgili. Çeşitlilik var ama bunun olması için uzak diyarlara gitmeye gerek yok. Kendi yakın çevrende bu çeşitliliği görebilirsin, komşularından biri ateistken diğeri dindar, biri hayalci iken diğeri rasyonel, biri doktor iken diğeri  web tasarımcısı… say say bitmez.. İkizler arketipi bütün bu çeşitliliğin içerisindeki köprü yapıcıdır. Herkesle konuşacak bir şeyi, anlatacak hikayesi vardır. 

Günümüzün küresel ve bireysel sorunları, yakın çevremizle artık bir bağlantımız olmadığı gerçeğiyle çok ilintili. Dünyanın bir ucundan gelen sebzeleri yiyip kimin yaptığını bilmediğimiz giysileri giyiyoruz. Küreselleşme bizi daha uluslararası kılmış olsa da doğa ile ve etrafımızdaki dünyayla içten ve derin bağlantıyı kaybetmemize sebep oldu. Bu durum bana İkizler – Yay eksenini hatırlatıyor. İkizler arketipi çevremizdeki şeyler arasındaki bağlantıları ararken Yay gündelik ve anda gerçekleşen ile bağ kurmakta zorlanır. 

Aynı zamanda İkizler, zihnin değişkenliğini – herhangi bir duruma nasıl uyum sağlayabileceğini temsil eder. İkizler aracılığıyla, yeni sosyal koşullar yaratmadaki yaratıcı potansiyelleri görürüz. Gün be gün daha da etkisini hissettiğimiz iklim krizine çözüm olarak yeni sosyal koşullar yaratmanın çok önemli olduğuna inanıyorum. Yüzümüzü mahallemize, yakın çevremize dönmemiz ve tekrar bağlantı kurmanın bir yolunu bulmamız gerekiyor. Bu anlamda sevgi dolu ve kendi kendine sürdürülebilir bir topluluk yaratmak can simidimiz olabilir. Yalnızlık, kopukluk, yabancılaşma ve depresyon çağımızın hastalıkları haline geldi. Bu nedenle, güçlü bir İkizler kalitesi olan “ben” ve “diğerleri” arasındaki bağlantıyı kurmamız için 2020’nin önemli mesajları var. 

Gelmekte olan Satürn-Pluto kavuşumunun Oğlak burcunda olması bize meselenin sadece yönetim ve liderlerle ilgili olmadığını, para ve ekonomi sistemlerini de etkileyeceğini gösteriyor. Etki derken tabii burada gezegenlerin üzerimizde bişeyler yaptığını, onların bizleri yönettiğini falan iddia etmiyorum. Bu göksel enerjiye nasıl karşılık vereceğimiz tamamen bilinç seviyemize bağlı ve bu noktada astrolojiyi bir rehber, pusula olarak kullanabilmemiz çok önemli. İşte bu yüzden gelmekte olana baktığımda insani değerlerimizi daha ön plana çıkarmamızın acil derecede elzem olduğunu düşünmeye başladım. İhtiyacını karşılamak için paradan başka karşındakine ne verebilirsin?  Şu an yaptığın, uzmanlaştığın işten başka hangi becerilerini geliştirebilirsin? 

İkizler ayrıca iletişim burcudur. İkizler aracılığıyla herhangi bir önyargı olmadan iletişim kurmayı öğreniriz. Güney Ay Düğümü’nün 2020’nin yarısında Yay burcunda olacağını düşünürsek iletişim becerilerimizi geliştirmemiz gerekiyor. Çünkü Yay burcunun gölgesi kişinin dili, uyruğu, inancı vb. hakkında fanatikleşmesidir. Bu sorunun panzehiri ise, önyargılara takılıp kalmayan meraklı bir zihin olan İkizler’dir.

Sadece Ay Düğümleri üzerinden 2020’ye ve aslında şu ana dair bir okuma yaptım ama tabii bu resmin tamamını bize yansıtmıyor. Yazının başında bahsettiğim göksel gelişmeleri ayrıca tek tek ele alacağım. Hatta 2020 hakkında yapacağım yüz yüze ve online seminerler de olacak Aralık ayında. 

Kısaca özetlersem 2020 ve hatta sonrası için benim yorumum şu :

Tek başına değil beraberce,

İşbirliği içinde,

Kadim değerleri ve ritüelleri hatırlayarak,

Hayatta kalmaya dair atalarımızın elde ettiği becerileri tekrar onurlandırarak, 

Kendi kabilemizi, topluluğumuzu yaratarak,

Yerel beslenerek,

Paranın sadece bir araç olduğunu ve araç ortadan kalksa bile armağanlarımızı sunabileceğimizi hatırlayarak, 

Toprak Ana ile bağ kurmanın farklı yollarını araştırarak,

Ellerimizi klavyeye ve ekrana dokunmak dışında da kullanmaya başlayarak

 

zamanın ruhuna uyum sağlayabiliriz…

 

Değişimi beklemeye gerek yok çünkü o zaten şu an oluyor. Sen neresinden yakalayabilirsin?

 

Etkinlik : 2020; Yeni Bir Hikaye Örmek, Astrolojik ve Spiritüel Bir Sohbet, Online 

Sevgiyle,

 

Eda

 

Artworks . Yana Dhayana

Yorum Yap

E-Postanız güvende. Gerekli alanları doldurunuz*