Güneş ve ay tutulmaları varoluşunun ilk gününden beri insanlığın ilgisini çeken en önemli göksel olay olmuştur. Gökyüzünün iki devi, Güneş ve Ay’ın birbirlerinin ışığını kapatmalarına şahit olmak ürpertici ve aynı zamanda muazzam bir deneyim ne de olsa. Zamanla edinilen astrolojik bilgilerle bu tutulmaların göksel bir şölen olmakla birlikte oldukça güçlü enerji kaymaları yarattığı anlaşılmış. Bazı ezoterik bilgilerde tutulmaların enerji portalları gibi çalıştığı söyleniyor. Her yıl birbirine zıt iki burç üzerinden gerçekleşen tutulmalar o burçların enerjileriyle bağlantılı bir şekilde kolektif ve bireysel olarak önemli değişimlere vesile oluyor. Bana öyle geliyor ki tutulma enerjileri hayatlarımızda olması gereken ama bizim neden olduğunu anlayamadığımız deneyimlerle bağlantılı.

 

Astrolog Bernadette Brady, tutulmaların bazen stresli ve kaotik, bazense olumlu ve heyecan verici olduğunu söylüyor. Aslında tam da hayatın kendisi gibi çalışıyor. Ne getireceği belirsiz ve değişimlerle dolu. Tam da bu yüzden korkuyoruz ve binlerce yıldır da korkula gelinmiş tutulmalardan. En nihayetinde ise olması gereken;  olması gereken yerde ve zamanda oluyor…

Güneş tutulmaları daha dışrak yani maddi alemde olan bitenle ilgili iken, Ay tutulmaları daha içrek yani iç alemde etkili oluyor. Dolayısıyla Güneş tutulmasıyla gelen yeni deneyimleri, bize anlatmak istediklerini daha önce pek de düşünüp taşınmamış oluyoruz. Tam anlamıyla yepyeni edinimler, bilgiler ve öğretiler getiriyor yaşamlarımıza deneyimlediklerimiz. Ayrıca halı altına ittirdiklerimiz de gün ışığına çıkıyor; ister pis-kir olsun ister çiçekler… Tabii ki tutulma günü bir şeyler olması gerekmiyor, etkisi daha çok zamana yayılmış bir şekilde en az 6 ay veya 1 yıl boyunca sürüyor.

 

Taşlar Yerine Oturuyor…

6 Ocak 2019’daki tutulma 15 derece Oğlak burcunda gerçekleşiyor. Bir tarafta Pluto diğer tarafta Satürn bu parçalı Güneş tutulmasına eşlik ediyor. İki gezegen de tutulma enerjisini daha da yoğunlaştırıyor. Özellikle Pluto’nun da Satürn’ün de karmayla ilgili olması, bu tutulma etkisiyle hayatlarımızda ve kolektif düzlemde güçlü kırılmalar olacağını gösteriyor. Yaşamlarımızda daha önce ektiklerimizi biçme zamanı geldi diyor gökyüzü. Pluto’nun tutulmayla olan bu etkileşimi, bilincinde olduğumuz ya da olmadığımız, bize kendini dikte eden duygusal, entelektüel, fiziksel veya spiritüel kalıpların veya dinamiklerin gün ışığına çıkacağını gösteriyor. Bilinçaltının karanlık sularından davranışlarımızı yöneten bu kalıplar yaşama yaklaşımımızı etkilerken tutulma enerjisiyle onların farkına varmamız kolaylaşacak. Bu kalıp ve dinamikler Oğlak burcunun gölge yönleri olarak kendini gösterebilir. Mesela hayatımızdaki birini kontrol ediyor, ona otoritemizi kabul ettirmeye çalışıyor olabiliriz. Önceden bu davranışlarımızın sonuçları bizleri çok etkilemezken, bu defa istemediğimiz olaylarla karşılaşma potansiyeli yüksek. Yaşam artık hayatlarımızdaki bu yanlış kullanılan Oğlak enerjisini ve niteliklerini düzenlememiz için harekete geçiyor. Burada önemli olan herşeyi ve herkesi kontrol etme ihtiyacımızın önce farkına varıp bunu tetikleyen nedenleri araştırmak ve değiştirmek.

Bu tutulma Güney Ay Düğümü tarafında gerçekleştiği için etkisi özellikle de kolektif düzlemde meydan okuyucu olabilir. Oğlak burcu yönetimle, idareyle ilgilidir. Dolayısıyla Dünya üzerinde yönetimlerle, devletler ve onun güçleriyle (polis, ordu vb.) bağlantılı zorlayıcı etkiler açığa çıkabilir. Satürn’ü de hesaba katarsak kesin bir şekilde otoritelerle ilgili sınanmalar var. Kendi bireysel yaşamlarımızda da gücümüzü yanlış kullandığımız her alanda sınanacağızdır.

Oğlak aynı zamanda herşeyden kendini sorumlu tutan bir burç. Yaşam içerisinde herşeyden sorumlu olamayacağımızı, kontrol edemeyeceğimiz şeyler olacağını bize hatırlatan deneyimler de karşımıza çıkabilir. Burada yapmamız gereken Yengeç burcu enerjisine yakınlaşarak kendi kabuğumuza çekilmek ve iç dünyamızdan beslenmek. Yani iş hayatımızda yapmamız gereken herşeyi yapmamıza rağmen hala o istediğimiz terfiyi alamıyorsak burada hayatın bize anlatmak istediği bir şey olabilir. Belki de artık kendimizi tam ve bütün hissetmemiz için dış koşullara bu kadar bağlanmamamız gerekiyordur. Belki de kendi iç dünyamızda, kendi ruhsal alemimizde bizi bekleyen hazineler vardır. Hadi  biraz da oraya gidelim. Huzur içeride.

 

Vicdanı Dinleme Zamanı

Hepimiz zaman zaman kalbimiz doğru olmadığını söylese de otorite (anne, baba, kardeşler, akrabalar, mahalle, komşular, toplum, devlet ….) öyle dediği için, istediği için bize ters geleni yapmışızdır. Bunu en çok da kalplerimizin henüz daha yumuşacık olduğu çocukluğumuzda hissetmişiz olabiliriz. Bize şekil vermeye çalışanların değer sistemlerini alıp öyle hissetmesek de kabul görmek adına mış gibi yapmışızdır. Hatırlarım çocukken mahallemizdeki köpek belediye (oğlak burcu) tarafından zehirlendiğinde büyükler (oğlak burcu) bana bunun ne kadar normal olduğunu anlatmışlardı. Kalbim (yengeç burcu) anlatılanları kabul edememişti. Sindirememiştim (yengeç burcu). İşte bu tutulma enerjisi ve hatta 2019’daki bütün göksel enerjiler diyor ki sindiremediğini gör ve sırf onaylanmak için mış gibi yapma. Kalbin evet demiyorsa, toplum, o, bu, şu evet dediği için evet deme…

 

Şimdi biraz da 15 derece Oğlak burcunun Sabian anlamına bakalım : “Hastanede, çocukların odası oyuncaklarla dolu.

En ciddi durumun içerisinde bile oyun oynamaya, o çocuksu tarafımızı harekete geçirmeye çağırıyor bizi bu derece. Birçok şeyin iş dünyasının sıkıcı ve boğucu renklerine bulandığı günümüzde içimizdeki çocuğu şifalandırmak için neler yapabiliriz? Kendimizin ve diğerlerinin sadece keyif alarak şifalanacağı bir alan var mı hayatımızda? Bu derece hayatta kendimizi ve diğerlerini şifalandırmak için bazen çok basit şeylerin bile etkili olacağını gösteriyor. Bazen gerçek bir gülümseme, cesaretlendirici bir söz, sıcak bir dokunuş bütün o ağır ve ciddi çabalardan daha etkili olabilir. Oğlak burcunun “ancak zor olursa etkili olur.” inancından uzaklaşıp sade ve basit çözümlere yönelebiliriz.

Son olarak tekrar Bernadette Brady’in bir benzetmesi ile bu yazıyı bitirmek istiyorum. Brady, The Eagle and The Lark kitabında tutulmaları depremler olarak düşünebileceğimizi söylüyor. Eğer yeryüzü, Toprak Ana, uzunca bir süre hiç hareket etmezse sonrasında kendisini çok güçlü bir şekilde sallaması gerekir. Bu da etkisi yıkıcı olan bir deprem demektir. Ama tam tersine kısa aralıklarla ve belirli bir güçte sallanırsa gerekli olan değişim hasarsız gerçekleşir. Tutulmalar da bir yıl boyunca sık aralıklarla gerçekleşerek bize gerekli olan değişimleri yapmamız için vesile oluyor. Böylelikle fazla olan gidiyor ve hayatlarımıza denge geliyor. Yani tutulmaların tansiyonu sadece birkaç ay sürse de, etkisi doğrultusunda ortaya çıkan değişimler ömürlük olabiliyor. Doğum haritalarımızdaki küçük depremler bu yıl Yengeç ve Oğlak burcunun bulundukları evlerle ilgili olacak. Bu konuda detaylı bir diğer yazımı da bu linkten okuyabilirsiniz.

 

Sevgiyle,

Eda Ocak Zakaria, ASA, MAPAI

Yorum Yap

E-Postanız güvende. Gerekli alanları doldurunuz*