Ay Düğümleri İkizler – Yay Aksında
Neden bir adam bir duvar inşa ettiğinde, diğer adam hemen duvarın öte tarafında ne olduğunu bilmek ister?
Diye sorar Tyrion Lannister, Game Of Thrones’ta….
Merak yaşama hevesle devam etme motivasyonlarımızın en önemlisi olsa gerek. Merak eden iki arketip ise İkizler ve Yay burçları. İkizler evresinde sorulan soruların bir sınırı ve kapsamı yok. İnsan ömründeki karşılığı 3-5 yaş arasına denk geliyor, yani insanın konuşmaya başladığı ve kocaman bir merakla çevresinde gördüğü, duyduğu herşey hakkında öğrenmek istediği evre. Yay ise bilgeliğe doğru ilerlemeye başladığı yaşlara işaret ediyor, çok yer gezmiş görmüş, çok kitap okumuş, eğitim almış, denemiş ve araştırmış olduğu evre. 
İşte bu Yay evresindeki gizli mayınlardan söz etmek istiyorum. Ay Düğümleri’nin İkizler – Yay aksında olacağı 19 aylık bu süreçte bu mayınları temizleme fırsatımız olacak, çünkü hepsi daha da görünür olmaya başlayacak. 
İçinde bulunduğumuzu düşündüğüm sanal çemberde Yay enerjisi çok yoğun. Yogadan Mindfulness’a, Tai Chi’den meditasyona Sufizm’den Kabala’ya herkes bir ilime, öğretiye veya pratiğe ilgi duyuyor. Burada ilgi duymak fiilini özellikle kullandım çünkü tam da bu noktada Yay arketipinin nasıl kullanıldığı ortaya çıkıyor. Zira “kendini adama” fiilini de kullanabilirdim ki aslında bu fiil Yay arketipine daha çok uyuyor. Ancak işte mesele de burada. Yay arketipine özgü sorulara çoğu zaman İkizler arketipi üzerinden cevaplar aranıyor. Yani varoluşu anlamak, kendini keşfetmek ve en nihayetinde herşeyin ardında yatan o gizeme temas etmek gibi ihtiyaçlar yemek yer gibi hatta ilaç alır gibi karşılanmak isteniyor. İçinden geçtiğimiz bir çağda evet manevi açlık doruk noktasına ulaşmış durumda. Anskiyete, depresyon gibi sorunların üstesinden gelebilmek için her yerde çözümler sunuluyor. Yoga yap! Meditasyon yap! Hayatın anlamını mı keşfetmek istiyorsun, astroloji öğren! 
İyi, güzel. Bunda yanlış bir şey yok. Ancak mesele nasıl sorusunda takılıp kalıyor. Yarım yamalak edinilmiş bilgilerle, az biraz denenmiş pratiklerle hiç bir yere varılmıyor. Aksine daha da zarar veriyor yüzeysel kalmış bilgi. Üç beş defa denenmiş bir pratikle anksiyete geçmiyor, üç günlük kurslarla astroloji öğrenilmiyor, iki kitap okuyarak hayatın anlamı keşfedilmiyor. Masaya gelen her yemeğin tadına bakıldıktan sonra doymuş olunur evet ama hangi yemeğin iyi geldiğine, içinde ne olduğuna dair bir fikir de olmaz. Her lezzet birbirine karışmıştır en nihayetinde. 
Üstelik bu hal umutsuzluk da getiriyor. Gerçekten içinde bilgelik barındıran, susuzluğu gideren öğretiler, pratikler üç beş günlük hevesle harcanmış olduğu için “ne yapsam fark etmiyor” umutsuzluğu yaratıyor. 
Hap çözümler sadece çözümmüş hissiyatı veriyor. Hap cevaplar anladım hissiyatı veriyor ama altı boş, köksüz bilgilerden ibaret kalıyor. 
Yay temalarını (ben kimim? Yaradan kim&ne? Varoluşun kökeni ne?) İkizler yöntemleri ile ( hızlı ve kısa cevaplar) anlamaya çalışmak nafile bir çaba.
Yay temalarını anlamak, özümsemek için adanmışlık gerekiyor. Bu yüzden Yay burcuna özgü arketipler; keşiş, filozof, profesör, seyyah olarak karşımıza çıkıyor. 3 günlük inziva ile keşiş, yogini olunmayacağı gibi üç-beş yer gezmekle de seyyah olunmuyor. Deneyimin ve bilginin sindirilmesi için içinde uzun süre kalmaya hazırsan aradığın o cevher görünür olmaya başlıyor. Ancak o zaman o öğreti ve pratik sana sırrını ifşa ediyor. 
Bu adanmışlık ise Oğlak arketipinde olduğu gibi başarı odaklı değil. Yay’da adanmışlığın yakıtı bilgide derinleşmek ve sezgisel bilgiye ulaşarak gizeme temas etmek.
Yay – İkizler aksı bilgi aksıdır. Bu aksı dengelemek için bakılması gereken bir diğer mesele de Yay’ın kibri ancak o da başka bir yazının konusu olsun…
Sevgiyle
Eda

Yorum Yap

E-Postanız güvende. Gerekli alanları doldurunuz*