Seks, şiddet ve güç oyunları. Sanırım son yılların en çok izlenen ve hakkında en çok haber yapılan tv dizisini bu birkaç kelimeyle özetlemek mümkün. Durum bu kadar basitse onu bu kadar popüler kılan ne ola ki, diye sorabiliriz. İzleyen herkesin bir sonraki sezonu iple çektiği ve bu bekleme sürecinde binbir çeşit teorilerin havada uçuştuğu bir diziyi bu kadar basite indirgeyebilir miyiz?

Sanırım ipucumuz “basit ve temel”  kelimelerinde yatıyor. Sadece belli bir cinsiyete, gruba, ırka veya kültüre hitap etmek yerine insanlığın en temel güdüleri üzerinden hikaye anlatıldığı için hepimizin o en temel hayatta kalma içgüdülerini tetikliyor. Keza dizide de taht savaşları üzerinden dönen sürekli bir hayatta kalma ve türünü devam ettirme mücadelesi var. Tabii ki  bir de işin içine gerçek üstü öğeler – ki yine insanlığın ortak bilinçaltından alınmış mitler, efsanelerdir bunlar; ejderhalar, devler vs. – eklenince görsel bir şölen ortaya çıkıyor.

Bu yazıda bu diziyi konu etmemin sebebi ise yine “yukarıda ne varsa, aşağıda da o vardır.” prensibinin kendisini bu dizi vasıtasıyla nasıl ortaya koyduğunu görebilmek. Game Of Thrones’un bu yılki son bölümünü de seyrettikten sonra ilk yayınlanma tarihini baz alarak dizinin haritasını çıkarmak ve eşzamanlılığın nasıl çalıştığını görmek istedim.  Çünkü diziyi izleyenlerin de bildiği üzere senaryo başından beri güç arzusundan gözü dönmüş, tahtını kaybetmek istemeyen ve bunun için herşeyi göze alan kralların ve kraliçelerin üzerinden ilerliyor. İçinde bulunduğumuz zamanda ise, özellikle de bu yıl Aslan – Kova akslarında gerçekleşen tutulmalarla birlikte kendi realitemize baktığımızda da tam olarak bunu görüyoruz aslında…

Değerli hocam Öner Döşer, tutulmalar hakkında yazmış olduğu Liderler Zamanı makalesinde 2017 yılının liderlerin ön planda olacağı, güç gösterilerine girecekleri bir yıl olduğuna vurgu yapıyor ki bunu neredeyse her haberde görmeye başladık. Liderlerin güçlerini kaybetmemek veya sağlamlaştırmak adına girdikleri güç savaşlarını ( taht oyunları ) içinde bulunduğumuz zaman içerisinde de oldukça vurgulu bir şekilde  hissediyoruz.  Diğer taraftan bu yılın Game Of Thrones’un popularitesinin de en yüksek olduğu yıl olduğunu söyleyebiliriz ve 2019’da dizi son sezonunu yayınladığında zirveye ulaşmış olacak. Yaşadıklarımız ile Game Of Thrones arasında bir eşzamanlılık olduğu gibi, Game Of Thrones ile yayınladığı güne ait gökyüzü arasında da bir eşzamanlılık var mı bakalım….

Böyle bir dizi için aklınıza hangi astrolojik göstergeler gelir? Tahmin edeyim; Koç, Aslan, Akrep burçlarında vurgu, güçlü bir Plüto veya Mars, gerçeküstü öğeler içinse biraz Neptün veya Balık enerjisi 🙂

Gameofthrones

Gördüğünüz üzere akslarda sabit burçlar yerleşmiş durumda. ASC’de Akrep ve MC’de Aslan burcunu görmek hiç de şaşırtıcı değil.  Yazının girişinde de bahsettiğim üzere diziyi birkaç kelimeyle özetlemek istersek seks, şiddet ve güç oyunları derdik ki bu konular akrep burcuna oldukça yakın. Bütün dizi boyunca öç almak ve kin tutmak karakterlerin belli başlı motivasyonları olduğu için ASC için akrepten daha uygun bir burç olamazdı heralde. Ayrıca 14 derece Akrep, kibirli ve ölümcül karakterlerle bağdaştırılır. Kral ve kraliçeleri sembolize eden Aslan burcu da yine olması gereken yerde, MC’de, tepede olanlar ve yönetenlerle doğrudan bağlantılı.

ASC yöneticisi Mars’ı arıyor gözlerimiz ve o da ne! Beşinci evin cayır cayır yandığını görüyoruz, ASC yöneticisi bir Koç stelyumunun içinde ve kendi burcunda olmanın gurununu taşıyor. Beşinci evden yükselen savaş naralarını duyar gibiyiz 🙂 Zaten beşinci ev Aslan burcu ile bağdaştırılır ve beşinci evin konularından biri de cinselliktir. Yani aslında “şiddet ve seks” sembolizmasını ilk bakışta 5. Evdeki koç stelyumu ile görebilmek mümkün.

ASC yöneticisi Mars’ın Uranüs ile açısı da oldukça uygun diziye, zira başından sonuna kadar senaryo bizi hep şaşırtıyor, beklenmedik anlarda beklenmedik karakterler ölüyor, öldürüyor veya öldürülüyor (mars –uranüs koçta). Mars aynı zamanda Merkür ile de kavuşum halinde. Karakterlerin aklı fikri hayatta kalmakta ki hayatta kalmak Zodyak’ın ilk burcu Koç’tan sorulur. Ancak Merkür retro yani zihin geçmişte takılmış kalmış, zaten hepsi de geçmişte olanların bedelini ödetmek için yaşıyor. Burada “bedelini ödetmek ve ödemek” doğrudan Jüpiter ile bağdaştırılabilir, yani adalet vermek de dizinin temaları arasında yer alıyor. Mars – Merkür – Jüpiter kavuşumda; ancak Koç burcunda, yani adalet savaşarak, kan dökülerek veriliyor.

MC yöneticisi Güneş de oldukça güçlü, yüceldiği Koç burcunda ve ayrıca gördüğünüz üzere dizi bir dolunay zamanı yayına girmiş, duyguların oldukça yoğun olduğu bir zaman dilimi. Ay yani bilinçaltımız, geçmişimiz Terazi burcunda ve 12. Evde. Game Of Thrones; adeta kolektif psişemize çalışıyor, orada var olan bütün bu yabani, ehlileşmemiş duygu ve güdüleri açığa çıkartıyor, zaten dolunay zamanları saklanmış, bastırılmış olanın açığa çıktığı zamanlardır. Koç (güneş)  – Terazi (ay) ekseni de yine diziye dair çok şey anlatıyor. Güneş bilindiği üzere kralları anlatır, Koç burcunda Güneş oldukça güçlü, Ay ise halkı anlatır ve Terazi’de ve 12. Evde güçlü bir konumda değildir. Dizide de halk deli kralların, hırslarından gözü dönmüş kraliçelerin altında ezilmiş ve çaresiz durumda. Halka adalet, eşitlik ve özgürlük getirmeyi vaad eden tek lider ise üç ejderhaya sahip kraliçe Khaleesi. Haritada kanımca yücelme derecesine çok yakın olan Venüs, kendisini sembolize ediyor. Uranüs ile kavuşumda, yani vaad ettiklerini gerçekleştirme şekli oldukça radikal. Kölelere özgürlük vaadediyor ama efendilerini katlederek. Bunu da Uranüs’ün savaşçı arketipine sahip Koç burcunda olmasıyla görebiliriz, zaten bu Uranüs’ün Plüto ile de karesi var.

Plüto demişken aklıma hemen Cercei Lannister geliyor, dizinin en acımasız karakteri. Duygularını kontrol ediş şekli, güç aşkı ve güce ulaşmak için kullandığı yöntemler ve stratejiler, ensest cinsel yönelimleri ile haritada Oğlaktaki Plüto ile temsil ediliyor. Ayrıca ne kadar yıkıcı olabileceğini dispozitörü Mars ile olan kare açısı ile net bir şekilde görebiliriz. Hatta daha detaylı bakarsak ortada bir T-Kare var ve apeksinde Plüto – Cercei Lannister duruyor, ki dizinin gerçekten en önemli karakteri Cercei. Oldukça sıkı bir T-kare, Satürn, Plüto ve koç stelyumunda yer alan Mars, Merkür ve Jüpiter arasında gerçekleşiyor. Gerilim, Cercei üzerinden Lannister ailesiyle bağdaştırdığım Plüto’yla açığa çıkıyor; güç savaşları ve manipülasyon…. Plüto ayrıca korkunç ölüm şekilleriyle ilintilendirilen Facies yıldızıyla da kavuşum yapıyor. Dizideki bazı ölüm sahnelerini izleyemediğimi hatırlıyorum.

Hikayeye ayrı bir lezzet katan doğa üstü motifler ise 0 derece Neptün ile açıklanabilir ki Neptün de yine güçlü bir yerde, 4. Evde konumlanmış ve Ay ile de üçgen açısı var. Kolektif bilinçaltından, atalardan, geçmişten gelen psişemizde yer etmiş gerçek üstü figürler bu kombinasyonla açığa çıkıyor.

Sonuç olarak yine yukarıdaki ile aşağıdaki, içerideki ile dışarıdaki eş zamanlı bir şekilde vuku buluyor. Game of Thrones’ta şu an, insan ırkı kendi içindeki savaşa son verip bir olmak zorunda. Uğradığı her yere, dokunduğu her şeye ölüm soğuğu getiren Night King, insanlığın sonunu getirmek üzere kapıda bekliyor. Bu çılgın krallar ve kraliçeler bir karar vermeliler; ya kendi kişisel hırslarına yenik düşüp birbirlerini katledecekler ya da bir olup insanlık adına Night King’e karşı savaşacaklar. Sizce de günümüze dair anlamlar barındırmıyor mu?

Sevgiyle,

Eda Ocak Zakaria, ASA, MAPAI

Yorum Yap

E-Postanız güvende. Gerekli alanları doldurunuz*