İkizler’de Ay Tutulması : Söylenmemiş Cümleler

“Yüzleştiğimiz her şey değişecek diye bir kaide yok ancak hiç bir şey yüzleşilmeden değişmiyor.” *

Rutinlere ihtiyaç duyan, kolay uyum sağlayabilen ve çabuk alışan varlıklarız. Bir eylemi ard arda birkaç kez tekrar ettikten sonra gerisini kolayca bedenin hafızasına bırakabiliyoruz. Bir şeyi arka arkaya bir çok kez tekrar edince onun gerçek olduğuna inanabiliyoruz. Bir düşünceyi zihnimizde tuttukça onu bir inanca, dogmaya dönüştürebiliyoruz. 

Aynılık, tekrar, düzen kendimizi güvende hissettiriyor. Kahvemizi hazırlarken, dişlerimizi fırçalarken, arabamızı çalıştırırken her seferinde nasıl yapılacağını düşünmemiz gerekmiyor. 

Peki bu anlarda neyi düşünüyoruz? Neyi zihnimizde durmaksızın tekrar ediyoruz? Neyi ardı ardına zihnimizde pratik ederek bir “gerçek”e, bir inanca ve dogmaya dönüştürüyoruz?

Söylenememiş her cümle söylendiğinde uzayın boşluğunda yerini bulacağına zihnimizde bir uğultu gibi, radyo dalgalarını bozan bir parazit gibi vızıldıyor. Yemek yerken, başını yastığa koyarken ve hatta konuşurken bile arka planda dile gelmemiş o düşünceler hükümdarlığını güçlendiriyor. 

Ağzımı bir açsam….. böyle demişsindir elbet bir gün birine ya da sana denilmiştir. Ne olur ağzımızı bir açsak, izin versek kelimelerin ortalığa saçılmasına, sesimizin boğazımızda bir düğüm yerine dışarıda bir ses seda olmasına izin versek, ne olur?

Yüzleşiriz. 

En kötü ihtimalle, yüzleşiriz. 

Peki ya kendimize söyleyemediklerimiz? 

Ağzımı bir açsam kendime ne söylerim acaba?

Sesli söyleyemediğim her şey zihnimde taht kuruyor. Dile gelse geçiciliğin hükmü altına girecek olan, bir ifadeye dönüşmediği için duygu-düşünce sarmalımda tahtını güçlendiriyor. Yaşamımın her anına sızıyor. Biraz dikkatimi versem anlıyorum ki sabah kahvaltımı yaparken zihnimde dolananlar; hoşnut olmadığım halde dile getirmediklerim, korktuğum halde içimde tuttuklarım, kırmamak için kendime sakladığım her düşünce akşam da yine benimle. Büyük ihtimalle yarın ve sonraki günlerde de.

Böyle tekrar ede ede zihnimde kalıcı bir varoluş hazırlıyorum söylenememiş düşüncelerime, fikirlerime, ifade edilememiş duygularıma.

Oysa ki ağzımı bir açsam, en kötü ihtimalle, yüzleşirim.

Yüzleştiğim için değişmese de bir şeyler, yüzleşmeden değişmiyor. 

Yüzleşmek içinse pandoranın kutusunu açmak gerek. 

İkizler tutulması ile kutu açıldı açılacak. Hazır mısın? 

*James Baldwin

 

Yorum Yap

E-Postanız güvende. Gerekli alanları doldurunuz*