Edebiyatın renkli dünyasında gezerken karşıma çıkan en sıkı yazarlardan biri de İtalo Calvino’dur. Rasyonel gerçekliği absürdlüğe varan bir düzlemde ve bazen de büyülü bir şekilde insanı şöyle bir sarsan yazarın, hikayelerini okuduğum her seferinde böyle yazarlar olduğu için şükretmişimdir. Günlük hayatın rutinine sıkışmış hayatlarımıza sihirli bir değnek dokunuşu gibidir onun yazdıkları. Eğer daha önce hiç Calvino okumadıysanız sadece kitaplarının isimlerinden bile nasıl bir dünyaya giriş yapabileceğinize dair bir izleniminiz olabilir : Ağaca Tüneyen Baron, Jaguar Güneş Altında, Varolmayan Şövalye, Bütün Kozmokomik Öyküler, Görünmez Kentler….

514_pt1_5

Ağaca Tüneyen Baron’u ilk okuduğumda beni nasıl da ağaçta yaşamak isteyen o çocukluk halime götürdüğünü ve bir müddet de o ağaçta asılı kalmama vesile olduğunu hatırlıyorum 🙂 Astrolojiyle tanışmadan çok önce okuduğum bu hikayeler hala zihnimde yer edinmişken yakın zamanda Bütün Kozmokomik Öyküler’ini de okuma fırsatı buldum. Tek kelimeyle kayboldum diyebilirim ve kaybolmaktan bu kadar zevk almamıştım. Hidrojen atomlarıyla misket oynayan karakterler, aya merdiven dayanarak çıkılan zamanlar….. bu rengarenk hayalgücünün astrolojik açılımına bakmazsam çatlardım.

Calvino’nun haritasına baktığımda ise onun bu fantastik dünyasının beni neden bu kadar çektiğini daha iyi anladım. Zira haritalarımızı üst üste koyduğumda bütün göstergeler konuşmaya başladı. Calvino’nun benim yükselen derecemle kavuşan 9. Evdeki Neptün’ü zaten ayaklarımı yerden kesmeye yetiyormuş, dolayısıyla onun kendine has bu hayal dünyasına hemen uyum sağlayabiliyorum. Birbirleriyle titreşen haritalarımızda Calvino’nun terazi burcundaki Güneş – Satürn kavuşumu, benim haritamda sanata dair algımı ve zevklerimi anlatan 3. Evde ve terazideki Venüs’ümle kavuşum yapıyor ve ikimizin haritasındaki bu güçlü Terazi vurgusu haritalarımızın sanatsal bir enerjiyle titreştiğini gösteriyor. Hatta bundan da öte ayrı burçlarda da olsa ikimizin Venüsleri kavuşuyor, onun 0 derece akrepteki Venüs’ü, benim terazideki Venüs’üm ile kavuşum yapıyor. Ayrıca bu kavuşumların 3. Evde olması da zaten bu sanatsal uyumun yazınsal düzeyde olduğunu gösteriyor ki yine Calvino’un terazideki Merkür’ü benim 3. Evime denk geliyor ve Güneş’imle kavuşuyor. Bu göstergeleri görünce neden bana bir yazar ismi sorulduğunda aklıma ilk Italio Calvino’nun geldiğini çok iyi anladım.

ITLO

Calvino’nun akrepteki yükselen derecesi, benim dördüncü evimdeki güney ay düğümümle kavuşuyor, hikayelerini okudukça geçmişe gitmem, çocukluğuma dair anıları hatırlamam çok doğal. Ama herşeyden öte onun hikayelerini okudukça çocukluğumun o gizli bahçelerinde tekrardan bir keşfe çıkıyor olmam bu akrep enerjisiyle açıklanabilir.

Calvino, Uranüs balık burcundayken dünyaya gelmiş ve Uranüs’ü Achernar sabit yıldızıyla kavuşuyor. Bu yıldız Ebertin’e göre felsefi eğilimler ve başarı getiriyor. Dördüncü evdeki bu Uranüs, oldukça güçlü bir konumda ve aynı zamanda GAD ile de kavuşuyor. Bu sıradışı Balık enerjisini geçmişten getiriyor ve benim haritamda Merkür’üm ile karşıtlık yapıyor. Calvino’nun Uranüs’ü adeta zihnimi tetikliyor, elektriklendirip harekete geçiriyor. Bir Calvino hikayesi okuduktan sonra sık sık yazma dürtüsü açığı çıkıyor, adeta zihnim yeni ilhamlarla dolup taşıyor.

Yukarıda Venüslerimizin kavuşum yaptığını yazmıştım, ayrıca onun 0 derecedeki akrep Venüs’ü ile benim 0 derecedeki Plüto’m partil bir kavuşum yapıyor. Haritalarımızın bu kadar yoğun bir şekilde titreştiğini görmek beni gerçekten şaşırtmadı 🙂 Siz de kendi doğum haritanızla en sevdiğiniz yazarı & şairin haritasını karşılaştırdınız mı?

Sevgiyle,

dip. ASA, Eda Ocak Zakaria

Yorum Yap

E-Postanız güvende. Gerekli alanları doldurunuz*