8 Kasım 2018 tarihinde Jüpiter yöneticisi olduğu Yay burcuna geçecek. Eskiler eğer bir gezegen yöneticisi olduğu burca geçerse kendi evinde gibi hareket eder, kendi doğasına özgü özellikleri rahatça sergileyebilir demişler. Yani önümüzdeki bir yıl, 2 Aralık 2019’a kadar Jüpiter en güçlü olduğu alanda, kendi krallığında hükmedecek.

Jüpiter ve Yay burcu benzer arketiplere sahiptirler. En bilinen arketipler arasında seyyah, filozof, din insanı, kaşif ve öğretmen gelir. Bu arketiplere baktığımızda hepsinin ortak noktası varoluşu anlamaya, keşfetmeye dair bitmek bilmeyen arzu. Yollar farklı olsa da hepsi “neden buradayım” sorusuna cevaplar bulmak arayışında. Yani Jüpiter de Yay burcu da arayış halinde olmayı, merak duygusunu hiç yitirmemeyi ve keşfetmeyi sembolize ediyor.

Jüpiter bir gezegen olarak astrolojide genişleme ve büyütme prensipleriyle bağlantılıdır. Geçtiğimiz bir yıl boyunca Jüpiter Akrep burcunda hareket ederken doğasına özgü bu özellikleri Akrep burcu üzerinden yansıttı. Bunun yansımalarını birebir hayatlarımızda gördüğümüz gibi kolektif olarak özellikle de #metoo #ben de kampanyası ve dünya çapındaki etkileriyle yaşadık. Hollywood başta olmak üzere birçok kadın ve hatta erkek hayatları boyunca yaşadıkları taciz ve tecavüz olaylarını cesurca açıkladılar, anlattılar. Gizli gizli kanayan bir yaraya parmak basarak, yaranın varlığını inkar etmeyerek şifalanmasına vesile oldular. Cinsellik, gücün kötüye kullanılması Akrep burcunun gölgesi olduğu gibi şifa da bir parçasıdır. Jüpiter’in Akrep burcundaki bu yolculuğu acıların gün yüzüne çıkmasını ve şifalanmayı güçlü bir şekilde tetikledi. Akrep burcundaki bu yolculuk ile içe döndük, ruhun derinliklerine inip karanlığımızla yüzleştik.

Şimdi ise Yay burcuna ait konuların mercek altına alınacağı “hakikat”a dair bildiklerimizin sınanacağı bir süreç başlıyor. Yay, Akrep burcunun aksine yang enerjisi taşır, dolayısıyla içe değil dışa dönüktür. Yoğun, duygusal ve derin Akrep burcunun aksine daha enerjiktir, ateş elementinde olması sebebiyle daha eylem ağırlıklıdır. Karanlık ile değil aydınlık olanla ilgilenir.

Yay burcu bir ok ile tasvir edilir. Bu ok bana göre yay burcuna özgü bilgiyi temsil eder, İkizlerin aksine bu bilgi hemen yanı başımızda değildir. Okun işaret ettiği şekilde uzakta, keşfedilmemiş diyarlardadır. Yay burcu “gelecek”tir, şimdiyle, burayla pek ilgilenmez. Bu burcun hem gölgesi hem de aydınlık tarafıdır. Yüzü geçmişe yönelmediği için, yaşananları çabuk unutur, takılıp kalmaz bir başka deyişle kurban psikolojisine girmez. Diğer taraftan yüzü hep geleceğe dönük olduğu için aradığı şey her ne ise; “burada değil.” “şimdi değil” ve “senle değil.” tuzağına düşer. Karşı kıyılar hep daha güzeldir ama burası değil. Bu durum Yay burcunda “şimdi”nin yaşanmasını engeller. Zihin burada değildir.

Yay burcu ile hakikatin peşine düşeriz. Ancak hakikat arayışında illa ki de yüzlerce kitap okumak gerekmez. Bilgi ya da hakikat bilgisi oldukça sezgisel bir seviyeden gelir. Bir kaşif düşünün diyar diyar geziyor ve aradığı bilginin nerede olduğuna dair bir sezgi geldiğinde hedefe doğru ilerliyor. “Evet, hissediyorum, daha kuzeye doğru ilerlemeliyim.”

Jüpiter’in Yay burcundaki bu yolculuğunda kendi hakikatimize doğru böyle sezgisel bir şekilde ilerleyeceğimizi düşünüyorum. Aynı zamanda bugüne kadar doğru sandıklarımızın, hakikat olarak gördüklerimizin de süreç ile değişmesi, genişlemesi olası. Kendi kendimize “Daha fazlası var, seziyorum.” dediğimiz zamanlarda artış olabilir. Bu daha fazlasını bilme, idrak etme arzusu ile daha çok gezebiliriz, okuyabiliriz, eğitimler alabiliriz, gurularla, hocalarla karşılaşabiliriz. Akrep burcundaki gibi içe yönelik bir keşif değil bu, ne var ise dışarıda, biraz uzakta arayacağız.

Ağaçlardan da Öte Ormanı Görebilmek

Yay burcu ayrıca vizyoner arketipine sahiptir. Büyük resmi görebilme kapasitesinin bunda önemli bir payı var. Tek tek ağaçları görmek yerine bütün ormanın nefes kesici büyüsünü sezip idrak edebilir. Ayrıntılar iç karartıcı olsa da büyük resme baktığında her şeyin iyi olacağına ve olduğuna inanır Yay burcu. Bu sebepledir ki Jüpiter de Yay burcu da olumlu olmakla, hayata olumlu bakmakla bağdaştırılır. İnanç, iyiye olan inanç Yay burcunu ayakta tutar, geleceğe umutla bakmasını sağlar. Bizler de Jüpiter’in Yay burcundaki bu yolculuğunda daha iyimser olabilme, bütün resmi görebilme potansiyeline sahip olacağız. Özellikle doğum haritalarınızda Yay burcunun denk geldiği ev, bu enerjiyi en çok hissedeceğiniz alan olacak. Doğum haritanızdaki bu evin konularıyla bağlantılı olarak “daha fazlası var, seziyorum.”  enerjisi aktif olacak. Dolayısıyla büyümeye, genişlemeye ve keşfetmeye açık olduğunuz bir alan yay burcunun olduğu ev. Bir yıl boyunca, Jüpiter Yay burcundayken büyüme fırsatlar hayatın bu alanından gelecek.

Özgürlük Arayışı

Eğer bir kaşifseniz veyahut bir filozof en temel ihtiyacınız özgürlük olur; malum özgür değilseniz ne kadar uzağa gidebilirsiniz ki. Burada özgürlük ister kaşifin arzusu gibi fiziksel olsun isterse filozofun arzusu gibi zihinsel olsun, Yay burcunun vazgeçilmez ihtiyacıdır. Buradan yola çıkarak bir yıl boyunca kolektif olarak da özgürlük teması üzerinde vurgu olacağını da tahmin edebiliriz. Zincirlere vurulmuş zihinler ve bilekler için özgürlük mücadeleleri olabilir. Tabii ki burada Jüpiter’in adaletle de bağdaştırıldığını unutmamak gerekir.

Seyahat ruh için iyidir.

Hakikate Giden Yol Taşlı 

Jüpiter ve Yay burcuyla ilgili en zor kısım, daha doğrusu gölge taraf ise fanatizm olarak kendini gösterir. Hakikat arayışında olan Yay burcu, bazen kendi hakikatinin tek doğru olduğu yanılsamasına düşebilir. Kendi düşüncelerinin öneminde abartıya kaçarak zarar verme noktasına gidebilir. Bu noktada “daha fazlası var, seziyorum”dan, “tek doğru bu, biliyorum” noktasına geçer. Bu aslında Yay burcunun en temel fonksiyonu olan arayışın son bulmasıdır. Saplanıp kalır, ilerleyemez, genişleyemez, büyüyemez.

Dolayısıyla Jüpiter Yay burcundayken hatırlamamız gereken en önemli şey: hakikate giden yollar sonsuzdur ve hakikat kendini sonsuz şekilde gösterebilir. Bizim doğru diye bildiğimiz dünyanın bir diğer ucunda bir saçmalıktır belki de.

Ayrıca bu tavır “ben herşeyi biliyorum” olarak da kendini gösterebilir. Kaşif veya filozof eğer her yeri keşfettiğini düşünürse ve varoluşa dair her olasılık üzerinde düşündüğüne inanırsa artık ortada ne kaşif kalır ne de filozof.

Jüpiter Yay burcundayken kolektif olarak keşfetmemiz gereken belki de aslında varoluşun bir gizem olduğu ve herkesin bu gizeme dair kendi sübjektif algısının olduğudur. Ama aynı zamanda bütün bu sübjektif algılar, anlayışlar ve inançlardır ki varoluş denen bu gizemi bir arada tutar.

Gökyüzünün İki Yaşlı Bilgesi 

Eylül ekinoksu sayısında, The Career Astrologer dergisinde yayınlanan “The Elders Of The Sky: Jupiter and Saturn” adlı makalemde Jüpiter ile Satürn’ün aslında beraber yorumlanmasından söz ediyordum. Özellikle ikisinin de en güçlü oldukları burçlarda konumlanmış olmaları bu bir yılı ayrıca özel kılıyor. Gökyüzünün iki yaşlı bilgesi ortalığa biraz çeki düzen verecek gibi görünüyor 🙂

Satürn 24 Aralık 2014 – 20 Aralık 2017 tarihleri arasında Yay burcunda ilerlerken Yay burcuna özgü konular dünya çapında zaten yankılanmıştı. Hatırlarsanız uluslar arası terör saldırıları ve mülteci konularıyla bağlantılı bir hayli zorlayıcı zamanlar yaşamıştık. Satürn, Jüpiter’in aksine almamız gereken sorumlulukları hatırlatır ve gerçekçi olmadığımız alanlara bakmamızı sağlar. Jüpiter Yay burcundayken aynı konuları kendine özgü bir şekilde tetikleyecek. Yani inançlar, din, uluslar arası konular, hukuk ve adalet, yeni keşifler ve buluşlar alanında genişleme ve büyüme prensipleri aktif olacak. Bu süreç içerisinde Satürn’ün de güçlü olduğu Oğlak burcunda ilerlediğini düşünürsek ortaya çok güçlü etkiler çıkabileceğine inanıyorum. Özellikle de Oğlak burcunun liderler, kurumlar ve devletle bağlantılı olması ve Yay burcunun da inançlar ve dinle bağlantılı olması aklıma dini kurumlar ve liderlerle ilgili majör gelişmeler olabileceğini getiriyor. Bana öyle geliyor ki bu süreçte inançları ve dini kullanarak hayatta kalmaya çalışan liderler ve kurumlar çökebilir. İnsanların din algısında büyük kırılmalar yaşanabilir.

Her ne olursa olsun, gökyüzünün iki yaşlı bilgesi bize diyor ki ne sadece inançla ne de sadece eylemle dilediğini realiteye geçirebilirsin. İkisinin beraber var olmasıyla yaratım süreci başlar. Herşeyin iyiye gideceğine dair inanç ancak eylemle beraber değişime vesile olur. Özellikle de yaşadığımız bu kritik zamanlarda umudumuzu yitirmeden (Jüpiter –Yay) sabır ve azimle (Satürn – Oğlak) hayal ettiğimiz dünyayı inşa edebiliriz.

Jüpiter’in Yay burcuna geçişi hakkında düşünürken aklıma Bruce Lee geldi, Yay burcu olan Bruce Lee’nin aynı zamanda yükselen burcu da yay. Hayatında dövüş sanatları, felsefe ve sinema olan biri olarak Yay burcu enerjisiyle parlıyor. Özellikle şu cümlesini alıntılamak istedim :

Çocukluğumdan beri genişleme ve büyüme için bu içgüdüsel dürtüye sahip oldum. Bana göre, nitelikli insanın işlevi ve görevi, kişinin potansiyelini samimi ve dürüst bir şekilde geliştirmesidir.

Ayrıca Jüpiter Yay burcundayken izlenebilecek en güzel filmlerden biri de“Bab’ Aziz” . Filmin girişinde yer alan alıntıyı tekrar ederek bu yazıyı bitireyim.

“Dünya’daki ruhlar kadar Yaradan’a giden yollar vardır.”

 

Sevgiyle ve Şükranla,

Eda Ocak Zakaria, ASA, MAPAI

1 Yorum Yap

  • Eda Ocak Yayınlandı Nisan 12, 2019 8:52 am

    Teşekkürler Şeyda desteğin için 🙂

Yorum Yap

E-Postanız güvende. Gerekli alanları doldurunuz*