Kedim Köpeğimi Kovalarsa?

Hani sokaklarda kavga eden, birbirini kovalayan kedi ve köpeklere denk geliriz ya. Çoğunlukla köpek tarafından kovalanan kedi soluğu ya bir araba altında ya da bir ağacın tepesinde alır. Bir de çok nadir de olsa köpeğin kediden kaçtığına tanık olmuşluğum var. İşte böyle anlar pür dikkat izlemeye değer anlardır benim için. Çünkü anın içinde sıradışı bir gerçeklik ortaya çıkmıştır. Kendimde de böyle anları yakaladığımda, yani içimdeki kedinin köpeği kovaladığını gördüğümde değmeyin keyfime.

 İçimdeki köpek güvende olmayı pek sever, ister ki hep bildiği minder olsun uzanacağı, bildiği kap olsun yemek yiyeceği. Yaşam yumoş yumoş, sıcak ve güvenli olsun, aynı şeylerin tekrarında huzur bulayım. Ancak içimdeki kedi uzun süre aç kalmışsa, miyavlayıp durur sabahtan akşama kadar ve haliyle yaşam pek de yumoş yumoş olmaz benim için. Kapıları tırmalar, koltukları parçalar, köpeğin mamasına saldırır, ikisi arasındaki kavgadan huzur muzur kalmaz içimde. Köpeğim istediği kadar karnı tok, sırtı pek olsa da yaşam bana tam ve bütünmüş gibi gelmez böyle zamanlarda. Sürekli miyavlayan bir kedi ile kim huzur bulur ki! Peki nedir bu kedinin derdi? Nasıl karnı doyar, sesi kesilir? İçimizdeki kedi nasıl mutlu edilir? 

Gelin kediden önce kepeğinkine bakalım. Köpek malum güvence, huzur ve sakinlik isteyen tarafımız. Kurallara uymak, söyleneni yapmak ister ki arıza çıkmasın. Topluma ve aileye uygun bir yaşam yolu seçilir. Zamanın uygun mesleği, zamanın uygun yaşam tarzı, zamanın uygun ilişkileri ne ise ona göre hayat biçimlendirilir. Krizler yoktur bu yolda çünkü zaten başkaları tarafından defalarca yürünülmüş bir yoldur. 

İçimizdeki kedi ise o kadar vahşidir, o kadar ehlileştirilememiştir ki bu hudutları belli, çimli, düpdüzgün yolda yürümek inanılmaz sıkıcı gelir. Hatta sadece sıkıcı gelmez ruhunu bile katletmeye başlar kedinin, bu yüzden miyavlar durur.  Kedi içimizdeki ehl-i keşiftir. Kendisiyle ilgili başka olasılıkların varlığına aşık olmuştur. Hep sınırları önceden çizilmiş, varacağı yer garanti yolları seçtiğinde içindeki kediyi inkar etmeye başlarsın. O da sen duyana kadar miyavlar, hatta gerekirse tırmalar durur. 

Kimileri kedilerin Venüsyen kimileri de Neptünyen hayvanlar olduğunu söyler. Bana kalırsa Neptünyendirler; içimizdeki şairi, aşığı, mistiği, vahşiyi, kaosu ve gizemi temsil ederler. Danışmanlıklarımda en çok rastladığım; ihmal edilmiş kedidir. Ben derim ki burada yaratıcı bir yazar, müzisyen, seyyah, ressam, sanatçı, aşçı görüyorum, danışan der ki benden geçti, o yol çok uzun. Bunu söyleyen kimi zaman 20’lerinde kimi zaman da 40’larındadır. İçsel köpeği o kadar alışmıştır ki bildiği yoldan yürümeye patikalara girmek korkutucu gelir. Oysaki o patikalarda kendini keşif başlar. O patikalar maceralarla doludur. O patikalarda içsel kedimiz oyunlar oynamaya, kelebekleri kovalamaya başlar. Anayollar hep aynı yere çıkarken, arka sokaklar, patikalar bilinmezliklerle doludur. 

Köpek alışmıştır ne olacaksa dört dörtlük olsun’a, herkesin beğenisini, onayını alsın’a. Sevgiyi almak, kabul görmek adına söyleneni yapar biliriz. İçsel kediniz ise asidir! Kendini keşfetmektir derdi, alacağı “like”lar, söylenecek eleştiriler çok da umrunda değildir. Kedi tam bir ehl-i keşiftir. Merakı onu öldürse de denemeye değerdir. Her keşif kendini bilmeye dair bir kapı aralar. Yaşamın gayesi kendi merakını takip ederek alemleri deneyimlemektir. Canı isterse dünyanın en boktan şarkısını yazar, söyler ve eğlenir. Canı isterse hemcinsiyle sevişir veyahut çantasını sırtına yüklenir diyar diyar gezer. Her deneyim insan denen bu küçük alemi keşfederek Öz’e dair idrak geliştirmektir. Her ne kadar ağır ve ciddi görünse de bu söylediğim hafif bir yerden yaşandığında keşif olmaya başlar aslında. Bir görev, misyon, ders gibi bakıldığında ise yine köpeğin kabına mama konulmuştur. Kedi ise açlığa mahkum. 

Velhasıl kelâm; köpeğin huzuru için kediyi katletmene gerek yok aslında. İçsel kedin miyavlayıp tırmalamaya başladığında, merakı onu nereye götürmek istiyor, neyi keşfetmek istiyorsa izin vermek yeter. O senin vahşi tarafın, ehlileşmemiş, en canlı parçan. Onun da kendine has bir bilgeliği var ve ona güvenmek her defasında kendine açılan bir başka kapı. 

Kediyle köpek bir arada yaşayabilir yeter ki ikisini de doyurmayı unutma.

Ay düğümleri İkizler – Yay aksındayken, İkizler’in merakı Yay ile sembolize olan otantik benliğimize açılan bir kapı. Sen okuyabileceğin en derin kitapsın. Unutma, her sayfanda bin bir türlü gizem ve macera var aslında. 

Haydi iyi okumalar. 

İçsel kedinize selam ola! 

 

Sevgiyle,

Eda

2 Yorumlar

  • Neylan Yayınlandı Mayıs 29, 2020 1:35 pm

    İçimdeki kediden içindeki kediye selam Ol’sun can kadın

    • Eda Ocak Yayınlandı Haziran 8, 2020 5:54 pm

      O kedilerdir bizi buluşturan 🙂

Yorum Yap

E-Postanız güvende. Gerekli alanları doldurunuz*