Bütün yaza etkisi yayılan Mars- Kova retro enerjisi; eril enerjiyi dengeleyerek özgürleşme potansiyeli taşıyor. Özellikle de Güney Ay Düğümü ile kavuşarak ilerleyen Mars, hepimizi geçmişimizle yüzleşmeye çağırıyor.

Kova kişisel bir burç değildir, Uranüs’ün yöneticiliğinde kozmik bir bakış açısı sunar bizlere. Kendi küçük egomuzdan dışarı çıkıp evrensel olana yöneldiğimizde Kova’ya özgü özgürlüğe erişebiliriz. Yani gözlemci olmaya başladığımızda bize ait olduğunu sandığımız bütün korkuların, arzuların ve inançların aslında insan olma deneyimine ait olduğunu farkederiz. Bu noktada bu türden duygu ve inançlarla aramıza anlık da olsa bir mesafe girer. Kova burcu işte tam burada yer alır; çünkü burası özgürleşmenin olduğu yerdir.

Mars ise; harekete geçmemizi sağlayan dürtü,  hayatta kalmamızı sağlayan içgüdü, türün devamını sağlayan cinsel enerjidir. Bu sebeple korku, öfke, arzu ve kıskançlık gibi çiğ duygularla bağlantılıdır. Kova ve Marsın retro birleşimine bir de Güney Ay Düğümü eşlik ederse; toplumsal ve hatta kolektif korkularla, öfkeyle ve diğer yıkıcı duygularla yüzleşme zamanı gelmiştir demektir. Kolektifte her ne oluyorsa, her ne bizi öfkelendiriyor veya korkutuyorsa gözlemci olup kendimize baktığımızda mutlaka içeride bir karşılığını buluruz. Ruhumuzun evrimsel gelişimi açısından bu geçmişe ait çözülmemiş meselelerle yüzleşmek gereklidir.

Bu yaz kendi eski benliğimizden bir yılan gibi sıyrılmamız için gereken bütün deneyimler bize gelerek ne kadar hazır ve cesaretli olduğumuzu sınayacaktır. İlişkilerimizde özgürleşmemiz, cinsel ifademizde özgürleşmemiz, kendi öfkemizden ve korkularımızdan özgürleşmemiz için gereken ateşleyici güç var. Tek yapmamız gereken Kova’nın o isyankar enerjisini kendimize yönlendirmemiz.

Zaman kendine isyan zamanı…. Kendinden özgürleşme zamanı…..

Sevgiyle,

Eda Ocak Zakaria, ASA

 

Yorum Yap

E-Postanız güvende. Gerekli alanları doldurunuz*