Bir hayli şey oluyor gökyüzünde bu aralar ve tabii ki yeryüzünde. Son günlerde Avrupa’daki protestolar dikkatimi çekmeye başladı. İsveç’te çocuklar okula gitmek yerine küresel ısınma ve insan kaynaklı çevresel felaketleri önlemek adına devletlerinin hiçbir şey yapmamasını protesto ediyorlar. Hatta bazı ülkelerde yaşlı insanlar da protestolara torunlarının gelecekleri adına katılmaya başlamış durumdalar. Fransa’da yapılan zamlara isyan var ve insanlar sokaklarda. Yeryüzünde isyan bayrakları yükselmiş durumda anlayacağınız.

Peki gökyüzünde bunun karşılığı ne? İsyan deyince hemen Uranüs’e bakmalı, kozmik uyandırıcı da diyebiliriz kendisine. Şu an Retro ve bir süredir anaretik derece olan 29 derecede ilerliyor ve Ay düğümlerine kare açı yapıyor. Koç burcunda olması zaten doğrudan savaşçı arketipini hareketlendiriyor. Özgürlük savaşçısı. Ay düğümleri önemli, bunu artık astroloji bilmeyenler bile biliyor. Portallar gibi çalışıyor diyor Maurice Fernandez düğümler için ve bir gezegen tarafından tetiklendiklerinde ise o gezegen “gatekeeper” olma görevini üstleniyor. O zaman Uranüs şimdi kozmik uyandırıcı olarak uyanmamızı sağlayan kapının eşiğinde duruyor diyebiliriz… Yetmedi, Venüs de partiye katılıyor ve aralarında karşıt açı meydana geliyor. Venüs ilişkileri temsil ettiği gibi para ve kaynakları da temsil ediyor. Yani evet kaynaklarımız ve o kaynakları kullanış şeklimize isyan var, diyor gökyüzü de.

Ay düğümleri yakın zamanda Yengeç- Oğlak aksına geçti. 18 ay boyunca bu burçlarda kalacaklar ve tutulmalar da bu burçlar üzerinden gerçekleşecek. Bu burçlar üzerinden düğümler ayrıca geniş bir yazıyı hak etse de en bilinen arketip üzerinden gidersek; Yengeç anne ise Oğlak da patron. Ve Ay düğümleri diyor ki; “Annene geri dön!” Yani iş dünyasının hem üzerimizde hem de gezegende yarattığı deformasyona dur de ve öze dön. Anne. Gaia. Pachamama.

Partiye dönersek eğer, gökyüzünün bir başka noktasında Güneş, Mars ve Neptün arasında da bir parti ha başladı başlayacak. Pasif agresyon, bu partiyi en iyi tanımlama şekli olabilir. Hani böyle dolduk taşıyoruz ama enerjiyi, öfkeyi toplayıp da tek bir noktaya gönderemiyoruz. Neptün dağıtıyor, çözüyor. Bu partinin kişisel yaşamlarımızda etkisi daha görünür. Öfkeyi çaresizlik hissimizin bir yansıması olarak sunma potansiyeline işaret ediyor. Bu çaresizlik hissi ile sıkıştığımızda neye kaçıyor, sığınıyorsak ona yönelebiliriz. Alkol de olabilir bu, aralıksız dizi seyretmeler de. Bir diğer senaryoda ise çaresizlik değil de teslimiyet açığa çıkabilir. Öfkeliyim evet kabul ediyorum. Öfkeme neden olan her ne ise onu da kabul ediyorum. Şimdi su gibi akıp gitmeye niyet ediyorum, da diyebiliriz. Gökyüzünün bir diğer devi Neptün çok da öfkeliymişiz falan takmaz. İdrak edebileceğimizin ötesinde kozmik güçlere teslimiyeti, egonun çözülmesini talep eder.

Her ne oluyorsa ben şu an anlayamıyorum ama evet biliyorum benim anlayışımın da ötesinde bir anlam var.

Bunu demeyi gerektiriyor, Neptün – Mars kavuşumu ve Güneş karesi. Özellikle 6- 7 Aralık’ta Ay da Yay burcundan bu üçlüye eşlik edeceği için o gün bu söylediklerimi hatırlamak iyi olabilir. 10 Aralık’tan sonra ise etkisi giderek dağılıyor.

 

Sevgiyle,

Eda O. Zakaria, ASA, MAPAI

 

2 Yorumlar

  • M latif ada Yayınlandı Aralık 25, 2018 5:52 am

    Saygı ve sevgi

    • Eda Ocak Yayınlandı Ocak 11, 2019 4:55 pm

      Sevgiyle 🙂

Yorum Yap

E-Postanız güvende. Gerekli alanları doldurunuz*