Güney Ay Düğümü ile Pluto kavuşumda, Nisan ortasına doğru ise Satürn ile kavuşacaklar. Mars İkizler burcuna geçiş yaptı ve Neptün – Merkür kavuşumunun etkisi hala devam ediyor.  Merkür ise Nisan ortasında, Koç burcuna geçiş yaparak Mars ile karşılıklı paslaşacak ( karşılıklı ağırlama). 5 Nisan’da da Koç burcunda bir YeniAy var.

Evet, yeryüzünün bir yansıması olarak gökyüzünde de çok şey oluyor. En önemlisi ise pandoranın kutusu açıldı. İçinden birer birer gölgelerimiz, karanlığımız, kabul etmediğimiz alışkanlıklarımız çıkıyor. Pluto ve Satürn’ün GAD ile kavuşumları geçmişin halı altına itilmiş, bodrum katına kapatılmış korkularını, kabullenilmemiş parçaları, inkar edilmiş yaraları gelip önümüze koyuyor. Bu noktadan bakınca gökyüzünde adeta  “no more spiritual bypassing” yazıyor diyebilirim.

Psikolojide kullanılan bu terim kendimize ait sahiplenilmeyen ve inkar edilen parçalarla ilgili. Bu parçalar kabul edilmesi en zor ve en acı dolu olan yanlarımız olduğu için yüzleşmekte çok zorlanıyor ve onları bastırıp yokmuş gibi davranıyoruz. Aslında hiçbir yere gitmiyorlar ve sahip çıkmadığımız bu parçaları farkında olmadan başkalarına yansıtıyoruz. Bu durum içinde bulunduğumuz zaman diliminde –spiritüel gelişim- oldukça sinsi bir şekilde ilerliyor. Özellikle de fast-food spiritüelizme ait “olumlu düşün” “enerjini yükselt” “iyi düşün iyi ol” tarzı felsefelerle karanlığımızdan kolayca kaçabiliyoruz. Kılıf bulmak kolaylaşıyor. Astrolojide Pluto ile bağdaşan “ruhun karanlık gecesi”ni yaşamadan sahiplenmeye çalıştığımız bu tarz felsefeler bizi gölgelerimizle yüzleşmekten alıkoyuyor. Psikolojiye ve hatta astrolojiye gölge kavramını getiren Jung diyor ki;

“Everyone carries a shadow…and the less it is embodied in the individual’s conscious life, the blacker and denser it is.”

“Herkesin bir gölgesi vardır… Bireyin bilinçli hayatında bu gölge ne kadar sahiplenilmezse, o kadar karanlık ve yoğun olur.”

 

Güney Ay Düğümü ve Pluto ve hatta Satürn bu gölgelerin ne olduğuna dair bize ışık tutar. Anlamamızı ve böylelikle de sahiplenmemizi kolaylaştırır. Burada sahiplenmek gölgeleri beslemek anlamına gelmiyor. Onları inkar etmeden, var olduklarını kabul etmek anlamına geliyor.

5 Nisan’da Koç burcundaki YeniAy enerjisini hayatımızda görünür kılmak için önce karanlığımızla, sahiplenmediğimiz parçalarımızla buluşmamız gerekebilir. Bu buluşma ertelendikçe Mars’ın İkizler burcunda olması ve Neptün – Merkür kavuşumu kendini diğerlerini suçlama olarak gösterebilir. Biliriz ki eylemlerimizin ve söylediklerimizin sorumluluğunu almak yerine karşı tarafa paslamak daha kolaydır. Kolaya kaçmak ise yeni bir başlangıç değil de eskiyi tekrar olarak kendini gösterecek bu süreçte.

Ağzımızdan çıkanlara dikkat kesilmemiz gereken bir aydayız. Nisan kabullenmekte zorlandığımız, inkar ettiğimiz, sevemediğimiz parçalarımızı görünür kılacak bir ay. Bu yüzleşme; bazen bilinçaltından gelen kelimelerin ortalığa saçılmasıyla, bazen geçmişten çıkıveren bir eş-dostla ya da olmamış gibi davrandığımız bir olayın su yüzüne çıkmasıyla gerçekleşebilir.

“Spiritual bypassing” ile bağlantılı bir diğer nokta ise yüzeysel bilgelik. Derinlemesine idrak edilmeden kullanılan bazı gerçekler de yine gölgemizden kaçmamıza yardım ediyor olabilir. “Kişisel algılama.” “Seni rahatsız eden biri aslında, senin hakkında bir gerçeği yansıtıyor.” “Herşey bir illüzyon.” Bütün bunları aslında kendimizden kaçış olarak kullanıyor olabilir miyiz? Herşeyin yolunda ya da illüzyon olduğuna kendimizi inandırıp olumlu düşünmeye çalışırken karanlığımız, acımız onları kabul etmediğimiz için daha da büyüyor olabilir. Ancak geçmişimiz olan Güney Ay  Düğümünün, karanlık dünyanın lordu Pluto ve karmanın efendisi Satürn ile buluştuğu bu ay “daha fazla kaçış yok” alarmını veriyor. Dolayısıyla spiritüel öğretileri kendimizden kaçış olarak kullanıyor olma ihtimalimizi yoklamak için muazzam bir zaman. En nihayetinde ışıkla aydınlanmak isterken ateşinden kaçmaya çalışmak bizi yaman bir çelişkide bırakıyor.

5 Nisan Koç YeniAy’ı Oğlak enerjisiyle Balık enerjisinin tam ortasında gerçekleri olduğu gibi görüp kabul etmemiz, kendimizi tanımamız için cesarete işaret ediyor. Yeniyi isterken eskiyi geride bırakma cesaretine sahip olacağımız bir ay olması dileğiyle!

 

Sevgiyle,

Eda Ocak Zakaria, ASA, MAPAI

 

Yorum Yap

E-Postanız güvende. Gerekli alanları doldurunuz*