Satürn Kova Burcunda I : Kadim Gelecek

Satürn’ün Kova yolculuğuna dair düşünceler zihnimde uçuşuyor, bir tarafım biraz akademik bir dille yazmak isterken bir tarafımdan da yine kendi hikayemden bahsetmek istiyor. Kim bilir belki bu yazı iki tarafımın da dahil olacağı bir ifade olarak can bulur. (Satürn 22 Mart 2020’de Kova Burcuna giriyor, temmuza kadar burada ilerleyip sonra geri Oğlak burcuna dönüyor. )

İstanbul’da geçirdiğim son yıllarda artık şehir hayatının hele de İstanbul gibi aşırı kalabalık bir şehir hayatının beni tükettiğini farkettiğim bir noktaya gelmiştim. Bir okulda yabancılara Türkçe öğretiyordum ve İstanbul’dan çıkmak istiyorsam işimi online’a dönüştürmem gerekiyordu. Önce işimi, o sağlam bildiğim zemini bıraktım. Sonra da bilmediğim ama bana çok iyi geleceğinden emin olduğum sulara adım attım. 

Tam 3 yıl oldu Kocaeli’nde bir dağ başında eşimle beraber yaşamaya başlayalı. Tamamen izole olmuş bir yerde değiliz, oldukça büyük bir yaşam alanı burası. Ancak hala çakal ve tilki sesleri duyabiliyorum yakınımdaki ormandan. Yaklaşık 2 yıldır da online astroloji danışmanlığı veriyorum.

Peki bunun Satürn’ün Kova Burcuna geçişiyle alakası ne? 

Çünkü Dünya’nın en çok hava kirliliği yaratan, en hareketli şehirlerinde yaşayan insanlar şu an bunu deneyimliyor. Evden çalışmak, online çalışmak adeta test ediliyor. Satürn’ün Oğlak burcunun 29 derecesine geçişiyle yani Kova burcu ile arasındaki sınırın azalışıyla birlikte hem Oğlak hem de Kova sembolizmasına uygun bir şekilde zorunlu(oğlak) online (kova) çalışmaya geçiliyor. Oğlak sınırlanmayı, yasakları anlatırken, Kova teknolojiyi ve toplumu anlatıyor. İşte tam da bu iki burcun sınır çizgisinde oldukça Satürnyen ( tokat etkisi) bir şekilde teknolojinin aslında yaşam şeklimizi değiştirmek için inanılmaz bir fırsat barındırdığını idrak ediyoruz. 

Her gün milyarlarca insanın işe gitmek için harcadığı petrol şu birkaç günde yarıya hatta belki de daha aza iniyor. Hava kirliliği azalıyor, tüketim azalıyor. Eğer bu geçiş,  korku atmosferi yaratan bir virüs yüzünden olmasaydı, kaygı ve stress oranı da azalırdı eminim. 

Ben bu üç yıl içinde daha az giysi aldım, daha az ayakkabı aldım. Arabayı sadece haftada 1 veya 2 kez kullanıyorum. Daha az ambalajlı yiyecek eve giriyor, çünkü kendim hazırlayabilecek kadar zamanım var. Daha az duş alıyorum çünkü saçlarım şehirdeki gibi duman, egzoz vs. kokmuyor. Çok daha iyi uyuyorum, alarmsız uyanıyorum. Toprakla, doğayla iç içeyim. Hayatımda kaygılanacağım, üzüleceğim bir şey yaşadığımda ormanda yaptığım 1 saatlik yürüyüş ile şifalanıyorum. İlaç kullanmama gerek kalmıyor…

Bu listeyi uzatabilirim, kısacası belki daha az bara, konsere, kalabalık buluşmalara katılıyorum amma eskiye oranla daha şükür doluyum. Bu hayatı yaşamama imkan veren şey ise online çalışabilmek. 

Satürn’ün Kova’ya geçişine ramak kala özellikle de büyük şirketlerin çalışanlarının evden çalışmak zorunda kalması gelmekte olan toplumsal yaşam değişikliğinin bir işareti bence. Satürn yeniden yapılandırma prensibi ile bağlantılı. Kova’ya geçişi ile 2023 yılına kadar toplumsal ve teknolojik gelişmelerle bağlantılı bir yeniden yapılandırma sürecine gireceğiz. Kova toplum, topluluklar ve gruplarla sembolize olan bir arketip ve Satürn ile bu kavramlara bakışımız tekrar şekillenmeye başlayacak. 

Kova, aynı zamanda hümanizmdir. İnsanın varoluş piramidindeki değeri tekrar gözden geçirilecek. Önümüzdeki 2,5 -3 yıl toplumsal meselelerde zorlayıcı ama bir o kadar da yenileyeci gelişmeler bizleri bekliyor. “Başka bir dünya mümkün.” düsturunun hayata geçişi için zaman çok daha hızlanıyor. 

Tam da bu noktada özellikle de şehirde yaşamak yerine doğada yaşamayı tercih edenler için bir kırılma olabileceğini içinden geçtiğimiz süreç bana hatırlattı. Evden çalışmanın mümkün olması ile toplumsal yaşamdan, topluluk yaşamına geçiş hızlanabilir. Çünkü evde çalışmaya başladıkça, şehirde yaşamanın gereksizliği farkedilmeye başlanacak. Şu an online alışveriş sitelerinin hızla arttığı bir dünyada, şehir yaşamının getirdiği avantajlar dezavantajlarının yanında devede kulak kalıyor. Bu sebeple çok daha fazla insan kırsalda bir araya gelerek küçük topluluklar yaratmaya başlayabilir. Köy hayatının baskılayıcı ortamından ziyade daha özgün ve özgür yaşam alanları oluşabilir. Aklıma şehir ile köy hayatının besleyen özelliklerinin birleşiminden ortaya çıkan doğayla uyumlu ve üretken topluluk resimleri geliyor. Böyle bir geçişle evden çalışmanın getirdiği izolasyona da çözüm bulunabilir. 

Kendi hayatıma baktığımda bu çerçeveden, daha sosyal olduğumu söyleyemem ancak daha sağlıklı ve gerçekçi ilişkiler kurduğumu söyleyebilirim. İş hayatının yapmacık ilişkileri ortadan kalktığı için daha kendim olma fırsatına sahibim. Çevremle yani gerçekten yakın çevremle ilişkim çok daha güçlendi. Hayatımda sadece insanlar yok; ağaçlar var, sincaplar, kediler, tilkiler, sesini uzaktan duyduğum dereler, rengarenk çiçekler, böcekler, çimen kokusu, temiz hava da var. Benim için asıl izolasyon şehir hayatı gibi geliyor, sadece arabalardan ve insanlardan oluşan.

Yoğun reklam, gürültü ve ışık bombardımanından uzaklaştıkça birçok şeyde tüketimin azalması da gayet mümkün. En başta sağlık sektörüne harcanan paralarda önemli bir düşüş olacağını düşünebiliriz. Sadeleşmenin ve doğaya dönmekle gelen içsel dönüşümlerin yaratıcılığı aktive ettiğini de söylemeden edemem. 

Satürn Kova’ya geçişi aslında zaten başlamış olanı daha da şekillendirecek aslında. Kırsala dönüş, topluluk yaşamları gibi alternatif yaşamların daha da yapılandırılmasına alan açacak. Son 10 yılda artan küçük üretimcileri de göz önüne alırsak bu geçiş aslında eskiye oranla daha da kolay. Ben son yıllarda ihtiyaçlarımın büyük bir kısmını instagramda tanıdığım ve hatta ilişki kurduğum bireylerden alıyorum, şirketlerden değil. Hatta bu sabah dünyanın en lezzetli ekmeklerini komşumdan aldım, markete bile ihtiyaç duymadan. Buna yöneldikçe şirket köleliğinden kendi özgürlüğüne geçiş yapabilecek insan sayısı da artıyor. 

Eğitim ve çocuklara gelince… Dün İtalya ve İsviçre’deki dostlardan aldığım haberlere göre, internet üzerinden çocukları eğitimlerine devam ediyormuş. Her gün sıkış tepiş servislere, otobüslere binmek yerine yanı başınızda eğitimini online olarak alan ve sonra da ormanın yanı başında arkadaşlarıyla oynayan çocuklar geliyor gözümün önüne. Eskiden olduğu gibi ama tam da öyle değil gibi. Biraz aslında şu anda olanın değiş – tokuşu gibi. Oyun oynamak için ekrana yapışmak yerine, öğrenmek için ekrana bakan çocuklar ama sonrasında bir ağacın tepesinde akranlarıyla elma yiyecek. Satürn Kova enerjisi, içinde eskiyi ve yeniyi barındırıyor. Satürn kadim olana, eskiye, geleneğe ve Kova’da yeni olana işaret ediyor. Geçmişle geleceğin birleştiği noktaya ilerliyoruz aslında. 

Bu noktada teknolojinin ve bilimin değeri de yeniden yapılandırılacak. Teknoloji ve bilimsel gelişmelerde ektiklerimizi biçme zamanı da diyebiliriz buna. Malum Satürn, karmanın efendisi olarak, eylemlerimizin sonuçlarından kaçamayacağımızı da hatırlatacak ama bu sefer Kova arketipi üzerinden. Bu anlamda bir sınavdan da geçeceğiz : “deha”yı geçmişte olduğu gibi atom bombası yıkıcılığında mı kullanacağız yoksa yaşamlarımızı daha da özgürleştirmek için mi? Bu sorunun cevabını önümüzdeki 3 yıl boyunca odağımızı nereye yönlendirirsek orada bulacağız. Geçmişte Satürn Kova zamanlarında önemli bilimsel ve teknolojik gelişmeler olmuş; mesela Einstein Görelilik Kuramı.

Bu yazdıklarım tabii ki benim “başka bir dünya mümkün” hayallerimi kapsadığı (topluluk yaşamı) gibi olmakta olanı gökyüzü ile beraber yorumlamam ile ortaya çıktı. Ancak yaratımın an be an gerçekleştiğini düşünürsek, sizin “başka bir dünya mümkün” hayallerinizi neler besliyor? İyi, herkesin mutlu olduğu gibi genel geçer tanımlardan ziyade hayallerinizi daha da somutlaştırabilir misiniz? 

Nasıl bir dünyada yaşamak istersin? 

Sabahları gözlerini nasıl bir yaşama açmak istersin? 

Bu hayallerin gerçek yaratımlara dönüşmesi için neler mümkün ve sen nasıl katkıda bulunabilirsin?

Çocuğun için kalbinden geçen hayat nasıl? 

Hadi burada paylaşalım, ne kadar çok dile getirirsek o kadar çok can bulur hayaller!

 

* Bir sonraki yazının konusu Satürn Kova’dayken doğan 91,92 ve 93 kuşağı hakkında olacak. Bu yazıyı tamamlaması için bir de şuna bakın derim : 2019’un Devamı Olarak 2020’yi Kullanma Kılavuzu 1

 

Aşkla,

Eda

7 Yorumlar

  • Merve şükran yüksel Yayınlandı Mart 15, 2020 6:57 pm

    Birbirimize destek olarak hizmet ederek büyüyüp gelistigimiz, bir olduğumuz olduğumuz gibi olduğumuz, sevgimizi ifade ederek göstererek yaşayarak var olmayı hayal ediyorum. Sevgiler ❤

    • Eda Ocak Yayınlandı Mart 16, 2020 8:58 pm

      Hayalini kalbimde hissettim Merve. Özellikle bir olduğumuzu bütün hücrelerimizle hissedeceğimiz o güzel dünya..

  • Melek Güven Yayınlandı Mart 16, 2020 3:37 pm

    Yazılarınızı ve özellikle samimiyetle kişiselleşen kısımları çok seviyorum.Her iki yakada da izole bir yaşamı sağlamak eminim herkesin hayali şu an… Biz de sürekli olmasa da doğaya dönük bir alan oluşturduk yaklaşık 10-12 yıl oldu.Şehirde olduğumuz sürelerde de pek sosyal sayılmayiz .Okul süreci başladığından şehir hayatı daha baskın oldu iki -üc yildir.Fakat gönlümüz ,ormana bakmasada bahçeye çıkan ve doğayla uyumlu yaşamda.Umarım gelecekteki süreç,güvenli ve sağlıklıdır . Emeğinize sağlık .

    • Eda Ocak Yayınlandı Mart 16, 2020 9:12 pm

      Yükselen ve Ay Aslan olunca kişiselleştirmeden duramıyorum 🙂 İşte okul kısmı da bir hal olsa çok daha az insan şehirde kalmayı seçer sanki.

  • Serap Yayınlandı Mart 16, 2020 4:53 pm

    Şehirden uzakta yaşama fikri çok heyecan verici. Bende bir süredir çalışmalarımla online mecraya nasıl geçerimin yolunu bulmaya çalışıyorum. Bunu deneye hatta başarılı olan örnekler ilham verici. Hem satrün kova transiti yazınız hemde kendi yaşamınızdan verdiğiniz örnekler için teşekkür ederim. ✨ İlham oldunuz ❣️

    • Eda Ocak Yayınlandı Mart 16, 2020 10:33 pm

      Bunu duymak heyecan verici, gerçekten kendi istediği hayatı yaşamaya adım atan birini duyduğumda heyecanlanıyorum. Desteğe ihtiyacın olursa buradayım 🙂

  • huso Yayınlandı Mart 31, 2020 11:43 am

    Kapitalizmin sonu geldi galiba. Önceden burun kıvırılan küçük görülen yaşamlar artık kıskanılacak bir yaşam oldu. Umarım artık şefaflık dürüstlük doğallık için herkes gayret gösterir. Biz kovaların ayrıca caba sarfetmesine gerek yok.

Yorum Yap

E-Postanız güvende. Gerekli alanları doldurunuz*