Seni Kendi Zirvene Tırmanmaktan Alıkoyan Ne?

2020 hakkında dört farklı yerde anlattım. Yakın çevreme anlattım. Danışanlarıma anlattım. Anlata anlata bitiremedim ki bu yazıda da bu süreçte dikkatimi çeken bir konuyu ortaya sericem. O da tabii ki Oğlak ( valla ben de bıktım ama kaçış yok 🙂 )

Bütün bu sohbetlerde ortada bir kafa karışıklığı olduğunu farkettim. Oğlak malum işle, çalışmakla, disiplin ve azimle bağdaşan bir arketip. Ben böyle Oğlak enerjisi bir süre daha devam edecek deyince, bunun işimize dört elle sarılmak, daha çok çalışmak anlamına gelip gelmediği soruldu. Buna cevabım hem evet hem de hayır. Neden mi?

Şu an yaşadığımız bütün krizlerin kökeni, Oğlak arketipi ile sembolize olan değerlerin ve niteliklerin aşırı derecede kullanımı ve abartılmasıyla ilgili. 

Aşırı çalışmak ve iş odaklı olmak

Sürekli meşgul olmak

Zorla bir şeyleri oldurmaya çalışmak

Hedefe körü körüne odaklanmak

Takıntılı bir şekilde başarılı olmaya çalışmak

Başarıyı birçok değerin üstüne yerleştirmek

Duyguları süreçten izole etmek ya da duyguları görmezden gelmek

İşte bütün bunların dönüştüğü, dönüşmesi gereken bir süreçten geçiyoruz. Tam da bu sebeple şimdi çalışma zamanı değil, en azından bildiğimiz, öğrene geldiğimiz anlamda değil. Hayatımızda işi koyduğumuz yeri ve işle, çalışmakla bağdaştırdığımız değerleri sorgulamamız gereken bir zamandayız. Bilinen bir durum; çoğunluk sevmediği işlerde, robotvari bir şekilde çalışmaya çalışıyor. İş cebini beslese ruhunu beslemiyor, ruhunu beslese cebini beslemiyor. 

İşte bu kalıbın, bu kısır döngünün bozulması için, değişmesi için canla başla çalışmamız gereken bir zamandayız. Belki gönlünde yatan işi yapman için bazı şeylerden vazgeçmen gerekiyordur ve bunu da yapmaktan, bırakmaktan korkuyorsundur. 

Bu noktada değerler listeni ve paranın senin için anlamını gözden geçirmen gerekebilir. 

Para “kazanmam lazım” ya da “çok para kazanmam lazım” cümlelerini biraz daha eşele, biraz daha kurcala. 

Olumlama çalışması yapma. Olanı pembeye boyayarak daha kabul edilebilir kılmaya çalışma.

Sadece bak. Para senin için ne demek? Neden ona ihtiyacın var?

Gönlünde yatan işi yapmaktan seni ne alıkoyuyor? 

Ait hissetmediğin bir işi yaparak devam etmek zorunda değilsin. Ait hissetmediğin bir işe harcadığın onca emek ve zamanı şimdi kendine yöneltebilir misin? 

Aslında 2020 gücümüzü yeniden kendimizde toplama ve dağılan parçalarımızı toparlama zamanı. Bu sebeple Oğlak arketipinin niteliklerinden en önemlisi olan ‘adanmışlığa’ ihtiyacımız var. 

Bu adanmışlık kendimize. Olduğumuz kişiye, olmak istediğimiz kişiye ve olacağımız kişiye. 

Belki de zaten ruhunu besleyen bir işi yapıyorsundur ama yaşamında değişmesini ya da gerçekleşmesini istediğin bir şey vardır, bir şeyler vardır. 

Yıllar geçiyor ve sen hala o değişimi yaratacak kudretli kendinde bulamıyor musun?

İşe koyulma zamanı.

Hedefine gözünü dikip ilerleme zamanı. Bunun için önce kendine limitler koymalı ve sınırlarını belirlemelisin. 

Belonging kitabının yazarı Toko-pa “Önemsediğimiz bir şey üzerine limitler koyup sınırlarımızı belirlemek sıkışıp kaldığımız bir hapishane anlamına gelmez.  Bu paradoksal bir özgürlüktür. Kısıtlama yoluyla önem verdiğimiz şeyi birçok boyutuyla keşfetme ve ilişkimizi derinleştirme şansını elde ederiz. Bu anlamda bağlılık bir görev değil tersine sevdiğimiz şeye kendimizi derinlemesine adamaktır.” diyor.

Uzunca bir süredir o kitabı yazmak istiyorsun mesela, ama tam zamanlı işinin bunu yapmana engel olduğunu düşünüyorsun. Fakat sosyal medyada saatler geçirebiliyorsun, toksik insanların değerli zamanını çarçur etmesine izin veriyorsun vs. Bunun yerine kendine bir strateji belirleyip (oğlak) ihtiyaçlarına (yengeç)  göre sınırlarını ve limitlerini düzenlersen o kitabı tam zamanlı işine rağmen yazabilirsin. Her sabah 1 saat kendini yazmaya adaman yeterli olabilir. 

Ya da mesela sigarayı bırakmak istiyorsun. Hedefin belli, şimdi sıra kendine bir strateji çizmen. Belki sadece 1 ay boyunca sabah içtiğin o ilk sigarayı hayatından çıkarmakla başlayacaksın bu yolculuğa. Azimle ve kararlılıkla sabahlarının oksijeni bol olabilir. 

Şehirden göçüp kırsala mı yerleşmek istiyorsun? Hiç bunu yapan biriyle konuştun mu? Bir gün atlayıp arabaya o yaşamak istediğin yeri keşfe çıktın mı? Belki uzunca bir süre her haftasonunu buna ayırman gerekecek. 

Sence de değmez mi hayalini yaşamak için ona kendini adamaya? 

Oğlakları ya da keçileri düşün. Dimdik bir dağın tepesine keskin konsantrasyonları ve tepeye ulaşma adanmışlıkları olmasa çıkamazlar. Seni zirvene kendini adamaktan alıkoyan ne?

Enerjini çarçur eden her ne varsa farket. Toparla parçalarını. Yoğunlaştır enerjini kendi realiteni yaratabilmek için. Biliyoruz artık niyet önemli hem de çok, ama sadece niyetle yol alınmıyor. Kendini adamak, inanmak, sabretmek ve çalışmak da gerekiyor. İşte bu Oğlak 🙂 ama başkasının zirvesine değil kendi zirvesine doğru tırmanan bir oğlak.

Seni kendi zirvene tırmanmaktan alıkoyan ne?

 

Eşzamanlı aynı şeyleri düşündüğüm kadınlardan Burcu da böyle anlatmış, dinlemek istersen :

 

Yorum Yap

E-Postanız güvende. Gerekli alanları doldurunuz*