artemis-14

 

Artemis, Yunan panteonunun baştannsı Zeus ile Leto’nun kızıydı. Zeus’un kansı Hera Zeus ile Leto arasındaki ilişkiyi öğrenince öyle kıskandı, öyle öfkelendi ki, yılan Piton’u hamile Leto’nun peşine saldı ve Leto’nun güneş gören bir yerde doğum yapmasını yasakladı. Leto sonunda Ortigia’ya ulaşıp Artemis’i orada sancı çekmeden doğurdu. Küçük Artemis doğar doğmaz annesine yardım ederek onu dar bir boğazdan geçirdi. Leto orada dokuz gün sancı çektikten sonra Apollon’u doğurdu. Günlerden bir gün, Artemis henüz küçük bir çocukken, babası Zeus ona nasıl bir armağan istediğini sordu. Artemis de hemen şu cevabı verdi: ‘Bana sonsuza kadar bakirelik, erkek kardeşim Apollon’un adları kadar çok ad, onunki gibi bir yay ve oklar, ışık getirme görevi, dize kadar inen kırmızı etekleri olan safran sansı bir tünik ve nedimelerim olarak da okyanustan çok sayıda su perisi ver.’ Zeus bütün bun ları Artemis’e verdi, onu otuz kentin yollarının ve limanlarının koruyucusu yaptı. Annesi Leto onu karnında taşırken sancı çekmeden doğurduğu için, Artemis zaten doğum tannçasıydı. Artemis Kikloplardan kendisine gümüş bir yayla oklar yapmalarını istedi, karşılığında onlara ilk avını vereceğine söz verdi.

 

Tanrıça Artemis, av tanrıçası, doğum tanrıçası ve Ay tanrıçası olarak anılan oldukça güçlü bir tanrıçadır. Sahip olduğu özellikler ve en önemlisi kendinden emin duruşuyla bana Koç burcu kadınlarını hatırlatıyor.

Koç burcu Zodyak’ın ilk burcudur,  tazelik ve gençlik enerjisi vardır. Herşeye yeni bir perspektiften bakar. Henüz yeni doğmuş bir bebek gibidir; yani masum ve saf bir enerjiye sahiptir. Tıpkı bakire arketipine sahip tanrıça Artemis gibi Koç burcu da “soylu vahşi”dir. Artemis bakire arketipiyle örtüşür; çünkü toplumun ve geleneğin dayattıklarıyla kirlenmemiştir. Kendi varoluşunu, diğerlerinin ne düşündüğünü ve ne istediğini umursamadan yaşar. Dolayısıyla burada sözü edilen bakirelik fiziksel olmaktan çok psikolojik bir duruma işaret eder. Ortada bir seçim vardır ve Artemis seçimini vahşi ve soylu doğasını korumaktan yana yapmıştır. Rahat bir yaşam sürmek için iradesinden vazgeçmez. Koç burcu doğasına sahip kadınlarda da bu özelliği görebiliriz, taze bir enerjileri vardır ve sadece kendi bildikleri yoldan yürürler.

diana_with_dogs1

Roma Mitolojisi’ndeki adıyla Diana köpekleriyle birlikte avlanıyor.

Babası Zeus ona nasıl bir armağan istediğini sorduğunda, tanrıça Artemis hiç tereddüt etmeden cevap verir. O ne istediğini bilen kadın arketipine güzel bir örnektir. Sonsuza kadar bakirelik ister Artemis. Bir partner olmadan da kendini bütün ve tam hissedebilen güçlü bir kadındır. Koç burcuna baktığımızda da aynı bağımsızlığı ve gücü görürüz. Koç burcu kadını kendi merkezindedir, zaman zaman bu durum bencilliğe doğru yol alsa da dengeli kullanımında kimseye ihtiyaç duymadan, kendi olabilen o  kadını görebiliriz.  Koç burcu ve Artemis arketipi aynı noktaya işaret eder : özgür kadın. İlişkilerinde her zaman bir birey olarak davranır, bir başkasıyla birleşmenin benlik arayışının nihai amacını oluşturmadığının farkındadır. Özgürlüğe kendi hayatında büyük değer verdiği için, başkalarıyla ilişkilerinde de onlara özgürlük tanır.

Artemis “Bir dağ gölünün mavi derinlikleri gibi derin bir sezgiye sahiptir ve bir karara vardığı zaman eyleme geçmekte asla tereddüt etmez.” Eyleme geçmek Koç burcunun en öne çıkan özelliğidir, çünkü öncü bir burçtur. Bir Koç kadınını harekete geçiren yüksek bir enerji rezervi vardır. Tıpkı ormanda avının peşinden koşan Artemis gibi Koç kadını da kıvrak ve hızlı bir şekilde yapmak istediklerini hayata geçirebilir. Yoluna çıkan engeller sadece motivasyonunu yükseltmeye yarar, çünkü Koç aynı zamanda başkaldırıdır. Ben şimdide ve buradayım, der. Artemis babasından ayrıca erkek kardeşi Apollon’un sahip olduğu adlar kadar adlara sahip olmayı diler. Burada bir meydan okuyuş vardır. Her iki arketip de – Artemis ve Koç burcu- insanlar tarafından yaratılmış hiçbir sınırlandırmaya tahammül edemez. Koç burcu kadınını “Yapamazsın çünkü sen kadınsın, şöylesin, böylesin…..” diyerek kısıtlayamazsınız.

jeff-wack-artemis-art-model-forest-reddingArtemis gümüş bir yay ile resmedilir, bu gümüş yay aynı zamanda bakirelik simgesi olan hilali temsil eder. “Bakire kadın ister sevgilisiyle, ister arkadaşıyla, ister iş ortağıyla olsun, kendisi olamayacağı bir ilişkiye asla giremez. Böyle sahte bir ilişkinin getireceği “bekaret kaybı”, onda çok büyük acılara ve psikolojik bir çöküşe neden olur. Böyie bir durumda adeta donakalır, iş göremez hale gelir. Onun o lekesiz doğası, kendisi istemese de çoğu zaman başkalarının kusurlarının ve yozlaşmışlığının aynası olur. Aslında Artemis adı, bakana gerçeği yansıtan “su” anlamına gelir.” Bu kendi olma halini Koç burcunda net bir şekilde gözlemleyebiliriz. Yeni doğan bir bebek gibi enerjileri henüz başka enerjilerle karışmamıştır, dolayısıyla kendilerine özgün, doğrudandırlar. Mış gibi yapmak, sahte ilişkilere kendilerini zorlamak Koç kadının aurasını bulandırır.

Artemis hem doğumun hem de ölümün koruyucusudur. Dolayısıyla öldürücü okları ölümü sembolize eder. Koç burcunun sembolizmasında da doğum, yani başlangıçlar vardır. Ölüm ise yine Koç burcuyla ifade edilebilir, zira yönetici gezegeni savaş tanrısı Mars’tır. Koç hayatta kalmayla doğrudan bağlantılıdır, doğum ve ölüm organik bir biçimde bu burcun içinde birbirine bağlanır. Artemis’in okları Koç kadının o çevik, ileriye doğru ivme çizen, atak doğasıyla uyumludur. Artemis ve Koç kadını geriye dönüp bakmaz, tam şimdide, şu andadır. Bunun hayatta kalma ile de doğrudan bağlantısı vardır. Koç burçları içgüdüsel olarak bilirler; hayatta kalmak için tam şimdi, şu anda ve burada olman gerekir. Tıpkı ormanın karanlıklarında avının peşinden giden Artemis için olduğu gibi “şu an” kutsaldır. Koç kadını savaççıdır, hayattan pes etmez kolay kolay, ancak avının yani hedefinin peşinden giderken çabuk yön değiştirebilir. Bu da onun öğrenmesi gereken bir özelliktir; süreklilik. Bu toyluk aslında tanrıça Artemis’te de görülür.  Kendisini derede yıkanırken seyreden Aktaeon’u ceylana dönüştürüp köpeklerine parçalatır. Aktaeon’un sonradan arkadaşlarına onu çıplak gördüğünü anlatarak böbürlenmesini istemez. Bu fevrilik her iki arketipte de vardır; Koç burcu da aynı şekilde düşünmeden hareket eder. Bu sebeple Artemis & Koç kadınının zamanın getireceği bilgelik ve sakinliğe ihtiyaçları vardır.

artemisss

Tanrıça Artemis arketipi kendi merkezinde kalmak ve kendi bireyselliğine güvenmekle ilgilidir. Oldukça güçlü bir kadın profili vardır. Aslında bu arketipi genel olarak ateş elementindeki ( koç, aslan, yay) bütün burçlarla bağdaştırabiliriz. Zira yay burcu da tıpkı Artemis gibi özgürlüğüne düşkündür, Aslan burcu ise Artemis gibi kendi merkezindedir.

İçimizdeki Tanrıça Artemis arketipini canlandırmak, ona ait vasıfları harekete geçirmek mümkün. Bunun için öncelikle kendi bekaretimizden ödün vermemek gerek. Kendi benliğimize sadık kalarak ve içsel gücümüze güvenerek Tanrıça Artemis gibi yükselebiliriz.

Sevgiyle,

Eda Ocak Zakaria, ASA

 


Kaynaklar : 
İçimizdeki Tanrıça, Manuela Dunn Mascetti (alıntılar bu kitaptan)
Joseph Campbell, Goddesses : Mysteries of the Feminine Divine
Dünya Mitolojisi, Donna Rosenberg
Colette Estin, Yunan ve Roma Mitolojisi
Astropsikoloji, Glenn Perry

Yorum Yap

E-Postanız güvende. Gerekli alanları doldurunuz*