gift-economy

 

Uranüs’ün Boğa’daki yolculuğunu düşünmeye başladığımdan beri aklıma 2010 yılında Charles Eisenstein’ın yazdığı Kutsal Ekonomi kitabı geliyor. Bu kitap Uranüs’ün Boğa’daki bu 7 yıllık süreci boyunca elimizden düşürmeyeceğimiz bir rehber kitap olabilir.  Eisenstein, yaşadığımız ekonomik sorunlara ve parayla olan ilişkimize Uranüs – Boğa enerjisine uygun çözümler getiriyor.

15 Mayıs 2018’de Uranüs Boğa burcuna geçiş yapıyor ve 26 Nisan 2026’ya kadar bu burçta hareket edecek. Gökyüzündeki bu majör değişim, Boğa burcu sembolizmasına uygun bir şekilde büyük değişimler vaadediyor. Küresel seviyede ekonomi sistemlerinde, para algısında ve gezegenimizle olan ilişkimizde radikal değişimlerle dolu bir döneme giriyoruz.

Uranüs kolektif bilincimizde açığa çıktığı 1781 yılından beri (keşfedildiği yıl) isyanlarla, değişim için ani ve dahice gelen dürtülerle, devrimlerle, uyanış ve şimşek gibi çakan aydınlanmalarla, teknolojik ve bilimsel gelişmelerle etkisini göstermiştir.  Astrolojide Merkür’ün üst oktavı olarak anılan Uranüs, aslında kozmik zekayı simgeler. Sınırlı zihnimizin ötesindeki bir varoluşa işaret eder ve etkisi altında kaldığımız zamanlarda sınırlarımızı zorlarız, daha önce hiç düşünmediğimiz şekilde düşünmeye başlarız. Ve daha önce hiç istemediğimiz kadar esaretten kurtulmak ve özgürleşmek isteriz. Zodyak kuşağında her burçta 7 yıl kadar kalan Uranüs, ilerlediği her burcun sembolizmasına uygun konularda değişmemiz, zihnimizi aşmamız ve gelişmemiz için fırsatlar sunar.

Boğa burcu ise, astrolojide küresel seviyede para ve ekonomi ile ilgilidir. Toprak elementinde bir burç olduğu için de toprakla ve hatta burçlar içerisinde gezegenimiz Dünya ile bağdaştırılan tek burçtur. Evrimsel perspektiften ise Koç burcu bebeklik dönemine denk gelirken, Boğa burcu sahiplenmeyi, benim demeyi öğrendiğimiz zamana denk gelir. Bu sebepledir ki Uranüs Boğa burcunda hareket ettiğinde Dünya’da toprak ve kaynaklarla bağlantılı sahiplenme teması üzerinden krizler ve isyanlar çıkar. Aslında Uranüs enerjisi bu konulardan özgürleşmeyi gerektirir; ancak onun bu yüksek titreşimli mesajlarını tarih boyunca almakta zorlandığımız gözlemlenebilir. Uranüs en son 1934 -1942 yılları arasında, Boğa burcundayken gerçekleşen küresel çaptaki olaylara bakarsak eğer;

  • Amerika’da büyük buhran zamanı ve yüksek oranda işsizlik
  • Dünya çapında ekonomik krizler
  • ABD başkanı Franklin D. Roosevelt’un mali sistemle ilgili bir dizi önemli reformları ve Amerikan Merkez Bankasının yetkilerini kısıtlaması.
  • Kuzey Amerika’nın %70’inde görülen kuraklık
  • Amerika’da tarımın zarar görmesi
  • Türkiye’de ekmeğin karneyle verilmesi
  • 30 binden fazla kişinin ölümüyle sonuçlanan Erzincan depremi
  • Dünya Savaşı

Tablo çok iç açıcı görünmese de sarsıcı boyutlarda yaşanan bu olayların Boğa burcuna özgü konular olan para, ekonomi, tarım ve mahsüller, toprakla bağlantılı olan herşey ve toprağın sahiplenilmeye çalışılması olduğunu görüyoruz. Uranüsyen enerji, Boğa burcuna özgü bu temalarla ilgili özgürleşmeyi vaadeder. Sahiplenmenin, sahip olmanın aksine bu dürtünün arkasında yatan nedenleri görüp onlardan özgürleşmeyi ve daha yüksek seviyede bir bilince kendimizi açabilmeyi gerektiren bir enerji bu. Şimdi aradan 84 yıl geçtikten sonra Toprak Ana ve onunla olan ilişkimizi sembolize eden kaynaklar ve para üzerinden tekrar özgürleşmeye çağrılıyoruz. 7 yıllık bu Uranüs – Boğa süreci aslında toprağı ve doğayı sahiplenilecek bir şey olarak görmeye devam edip etmeyeceğimize dair bir süreç.

 Kapitalizm : Sonun başlangıcı

Members of the Occupy Wall Street movement take part in a protest march through New York

2008 yılında etkisi küresel seviyede hissedilen bir başka gezegen, Pluto,  Oğlak burcuna girdiğinde, Oğlak burcuyla bağdaştırılan bankacılık ve yönetim sistemleriyle ilgili büyük bir kriz yaşanmıştı. Wall Street’te başlayan bu ekonomik kriz, bütün dünyada etkisini gösterdiğinde kapitalizmin sonuna yaklaştığımızı hissetmiştik. Her ne kadar doğanın kesintisiz sömürüsüne dayalı bu sistemin sonlanmasına sevinsek de yerine geçecek başka bir sisteme dair de belirsizlik hakimdi. Geçen bu zamanda elbette ki bir geçiş evresinde olduğumuzu anlamaya başladık. Bu doğrultuda NASIL doğayla uyumlu, sürdürülebilir, ilişkilerin odakta olduğu, ruhsal, fiziksel ve zihinsel olarak dengede yaşayabileceğimizin yolları aranmaya başlandı. Ancak herşeyi ama herşeyi parasallaştıran bu sistemden büyük buhranlar ve kaos yaşanmadan nasıl çıkılabilir ve yerine ne gelebilir sorusu biraz havada kalıyordu.  2010 yılında Charles Eisenstein “Kutsal Ekonomi” kitabını yayınlayarak bu sorulara cevaplar & çözümler sundu.

Şimdi önümüzdeki bu 7 yıllık Uranüs – Boğa sürecinde ise bu kitap daha da önemli hale gelebilir. Bu süreçte karşılaşacağımız değişimleri anlayabilmemiz, içinden geçip yönetebilmemiz  açısından bir rehber olabilir.  Altbaşlığı “geçiş çağında, para, armağan ve toplum” olan kitapta, Eisenstein öncelikle varolan sorunlarımızı birçok açıdan inceliyor ve bunu yaparken de özgün bir bakış açısı sunuyor:

“Deneyimlediğimiz sürekli kıtlık bir kurgudur : para sistemimizin, siyasetimizin ve algılarımızın kurgusudur. Para sistemimiz, mülkiyet sistemi ve genel ekonomik sistem, içine işlemiş kıtlık algısıyla aynı temel benlik bilincini yansıtıyor. “ Farklı ve ayrı benlik” Kartezyen benlik bu : kayıtsız bir evrene terk edilmiş, mümkün olduğunca servet edinme, sahip olma, kontrol etme peşinde koşan, ama tam da bağlantılı varoluşun zenginliklerinden yoksun kaldığı için asla yeterince sahip olamama deneyimine mahkum bir psikoloji köpüğü.”

Boğa burcuna özgü kendini güvende hissetme ihtiyacının aşırılığında ortaya çıkan kontrol etme, sahiplenme, kıskançlık, istifleme ve “ancak zengin olursam güvende olurum” algısının değişmesi Uranüs Boğa burcundayken mümkün. Bunu nasıl mümkün kılacağımızın uygulanabilir yolları ise Eisenstein tarafından sunuluyor. Günümüz bankaları tarafından uygulanan tefeciliğin ekonomik olarak yaşadığımız sorunların kaynağı olarak gören Eisenstein, bunu tersine çevirebilmek adına eksi faizden ve doğaya verilen zarar üzerinden uygulanan bir vergilendirme sisteminden bahsediyor.

“Yaşamın, dünyanın ve ruhun amansızca paraya dönüştürülmesine neden olan, faiz temelli paranın içerdiği sürekli büyüme zorunluluğudur. Kısırdöngüyü tamamlarsak, yaşamın daha çok parçasını paraya dönüştürdükçe, yaşamak için daha fazla paraya ihtiyaç duyuyoruz. Tüm kötülüklerin anası, para değil, tefeciliktir.”

İlginçtir ki Uranüs’ü bazı astrologlar mitolojideki Uranus’tan çok, Tanrılara isyan ederek despot Kronos’u tahtından indirmeye yardım eden ve Zeus’u kandırarak bilginin kutsal ateşini Olimpos’tan çalıp insanlığa armağan eden Prometheus’a benzetirler. Ne güzel ki Uranüs’ün boğa burcuna geçişiyle bankaların tiranlığından özgürleşmenin zamanı gelmiş olabilir artık.

Kutsal Ekonomi & Ekolojik ekonomiye geçişle paraya armağanlarla gereksinimlerin buluşturucusu ve insan yaratıcılığını ortak bir amaca doğru koordine eden sihirli bir tılsım olarak asıl amacını yeniden kazandırabiliriz.

Yazının devamı : Uranüs Boğa’da : Kutsal Ekonomiye Giriş II

Sevgiyle,

Eda Ocak Zakaria, ASA

 

  • Bütün alıntlar : Kutsal Ekonomi, Charles Eisenstein, Okuyanus Yayınları

 

Kutsal Ekonomi hakkında ön bilgi : https://vidmoon.co/video/gQ3AhFYYRH-1AfUZgE

 

Yorum Yap

E-Postanız güvende. Gerekli alanları doldurunuz*