Vahşi kelimesi sizin için neleri çağrıştırıyor? Ben bu kelimeyi eskiden duyduğumda aklıma önce olumsuz diyebileceğimiz çağrışımları gelirdi. Şiddet, barbarlık, kontrol edilemezlik gibi… Ancak doğadaki vahşiliği gözlemledikçe bu çağrışımlar yerini başkalarına bıraktı. Şimdilerde aklıma kilometrelerce yol alıp her sene aynı noktada buluşan göçmen kuşlar, balıklar geliyor, bir kedinin tehlikeyi anında sezen içgüdüleri geliyor. Toprağın derinliklerinden var gücüyle fışkıran bir filiz de vahşiyi çağrıştırıyor bana. Ne zaman yüzeye çıkacağını çok iyi bilen bir filiz. 

Doğa Ana’nın çocukları olarak bizim de içimizdeki hayvan aslında bilmesi gerekeni biliyor. İçerisinde yaratıcılığın tohumlarının filizlendiği bu hayvan düşünmeden ne zaman, nasıl ve nerede olması gerektiğini biliyor. Analiz etmeye, tartmaya, şüphelenmeye, bir ileri bir geri gitmeye gerek yok. İçimizdeki vahşi aslında biliyor.

 

Amarah Gabriel

 

Bir süredir gökyüzünde vahşinin tam tersi Başak burcu enerjisi hakimdi. Özellikle 30 Ağustos’taki YeniAy ile başlangıç yapan bu enerji ile içerideki vahşiyi unutmuş veya pek dinlememiş olabiliriz. Kim bilir belki bazılarımız o vahşinin varlığından bile haberdar değildir epeydir. İçinde olduğumuz bu çağ, vahşiye izin vermiyor çünkü… Bu sebeple kendimizi korumak adına hislerimize, sezgilerimize, içgüdülerimize ve içsel vahşimizin çizdiği sınırlara güvenmemeyi öğreniyoruz bir şekilde. Oysa ki içsel vahşi bütüne de hizmet eden ruhumuzun şifası. İçsel vahşi şarkısını, aşkını, dansını, şiirini, müziğini ve armağanını ne zaman, nasıl ve ne şekilde sunacağını zaten bilen parçamız. Onun fısıldadıklarını duyabilmek ise bir mesele içine girdiğimiz sanal alemde. 

14 Eylül dolunayı ise en vahşi haliyle bizleri vahşi doğamıza keşfe çağırıyor. İçimizdeki hayvanı duyabilmek adına zihni bir süreliğine kapatmayı, bir şeyler başarmayı bir süreliğine durdurmayı öneriyor. 

Balık burcunda ve Neptün enerjisi yüksek bu dolunayda içsel vahşi bağıra çağıra ağlamak isteyebilir, utanç sınırlarını darmadağın ederek sevişmek isteyebilir, el alem ne der diye düşünmeden yazmak, çizmek, şarkı söylemek isteyebilir. Bırakın içinizdeki vahşi dans etsin! Bırakın içinizdeki  vahşi kendi yaralarını kendi bildiği yoldan sarsın. 

Emniyet kemerini fırlatıp bir kenara konuşun onunla. 

Belki hemen gelmeyebilir eğer uzun süredir çağrılmadıysa.

O zaman önce ateşi çağırın alanınıza, bir mum yakın.

Belki biraz bir müzik ve dans eşlik edebilir bu davete.

Dolunayın bu vahşi enerjisinin içinizde birikmiş bütün duyguları dışarıya vahşice çıkarmasına izin verin. 

 

Başak burcu enerjisiyle gelen yetersizlik duygularına, kendimize bir çeki düzen getirmeye, iş yürütmeye, bitirmeye, parçalara ayırıp analiz etmeye bir ara. Şimdi biraz kaos ve vahşi enerjiyi alanımıza davet etme zamanı. Kişisel gelişim değil kişisel vahşilik 🙂

 

Aşkla,

Vahşice,

Eda

 

Yorum Yap

E-Postanız güvende. Gerekli alanları doldurunuz*