Yorumlamaya nereden başlayacağımı bilemediğim bir haftaya giriyoruz. İlk ivme 11 Ağustos Pazar günü gerçekleşecek. Bu tarihte Jüpiter Retro hareketini tamamlayıp düz ilerlemeye başlayacak, Merkür de Aslan burcuna girerek zaten yoğun olan Aslan enerjisini iyice körükleyecek. 12 Ağustos’ta ise Uranüs Retro hareketine başlayacak. Bütün haftaya etkisi yayılacak olan oldukça güçlü bir Venüs – Güneş kavuşumunun üstüne ise 15 Ağustosta Kova burcunda bir dolunay da tepside sunulanlardan. Waoow.

 

Jüpiter’in düz harekete geçişi, bir süredir akmayan musluğun akmaya başlaması gibi bir etki yaratır. Özellikle de doğum haritalarımızda Yay burcunun denk geldiği ev konularıyla ilgili fırsatlar tekrar gündeme gelir. Dış alemde büyüme, genişleme prensibi daha görünür olur. Hani bir nevi şansın yaver gitmesi hali 🙂 Özellikle ateş elementi burçları ( Koç, Aslan, Yay) güçlü etkiler alırlar, hava elementi burçları da ( İkizler, Terazi, Kova) fena sayılmaz hani 🙂

 

Uranüs, -kozmik zeka, yüksek bilinç- geriye gitmesi ise farkındalık kazanmak için daha içe dönük olmamıza işaret ediyor. Ani, beklenmedik şok ve travmalarla bağlantılı Uranüs, düz hareketteyken yaşamlarımızda gerçekleşen değişimler bizim özgürleşmemizi, ufkumuzu açmamızı sağlarken, geri harekette bu farkındalık için iç dünyaya yönelmek gerekir. Özellikle Boğa ve Akrep burcunun ilk günlerinde doğanlar veya haritasında Boğa burcunun ilk dereceleri aktif olanlar için bir süredir güçlü değişimler gerçekleşiyordu. Uranüs Retro süreci ise bu değişimlerden neyi öğrenmek, idrak etmek gerektiğini bulmak için ideal zamanlardır.

Bu haftanın önemi sadece Jüpiter ve Uranüs ile değil, Venüs’ün de Güneş’in kalbine yerleşmesi ile kendini gösteriyor. Venüs en son geçtiğimiz Ekim ayında Akrep burcunda Retro iken Güneş’le kavuşmuştu ve sabah yıldızı olarak doğmaya başlamıştı. 12 -13-14 Ağustos  tarihlerinde ise Aslan burcunda ileri hareketi içerisinde bir kavuşum yapacak ve akşam yıldızı olarak görülmeye başlanacak. Ancak biz onu, Tanrıçayı, gerçekte çıplak gözle ancak Eylül sonlarına doğru gökyüzünde görebileceğiz.

 

 

Geçmiş çağlarda tanrıça Afrodit, Inanna, Ishtar olarak birçok medeniyette nam salan Venüs’ün iki yüzü vardır. Sabah yıldızı olarak ufukta göründüğünde genellikle doğasının savaşçı, eril tarafı etkilidir, akşam yıldızı olarak belirdiğinde ise daha dişil ve uyumlu özellikler barındırır.

14 Ağustos’taki bu kavuşum Aslan burcunda olacağı için, her ne kadar akşam yıldızı olarak belirmeye başlasa ve yin özellikler taşısa da biraz eril bir enerji baskın olabilir. Venüs, Güneş’le olan bu kavuşumun bir benzerini 4 yıl önce de yapmıştı. 2015 Ağustos ayında da Venüs, Güneş’in kalbine Aslan burcunda yerleşmişti. Bu önemli. Hatırlamaya çalışın, o dönem hayatınızda neler olmuştu, nasıl hissetmiştiniz, ilişkilerinizde ne gibi bir oluş hali vardı? Eğer doğum haritanızda Aslan burcunun hangi eve denk geldiğini biliyorsanız, bu daha da çok bilgi verir. Ancak yine de 4 sene önceki gibi, aynı şeyler olacağını sanmayın. Köprünün altından çok sular aktı. Değiştik.

Bu kavuşumun gerçekleşeceği 14 ağustos günü Mars ve Merkür de Aslan burcunda olacak ve hatta Juno da. Aslan enerjisi katmerlenmiş bir şekilde kendini gösteriyor.

1 Ağustos’ta gerçekleşen YeniAy ile özdeğer, ışığına sahip çıkmak ve kalbi açmak meseleleri zaten güçlü bir şekilde tetiklenmişti. Venüs- Güneş kavuşumu ise bu enerjiyi daha da yoğunlaştırarak bizlere kendimizle olan ilişkimizi güçlü bir şekilde hatırlatabilir. Özdeğer duygumuzun hangi temeller üzerine yükseldiğini anlamamızı sağlayacak deneyimlerden geçebiliriz. Aslan burcunu muazzam bir şekilde tanımlayan ve kendisi de bir Aslan burcu olan Bernard Shaw şöyle der:

 

Life isn’t about finding yourself. Life is about creating yourself” & “Hayat kendini bulma meselesi değil, kendini yaratma meselesi.”

Aslan arketipi de tam olarak bu serüvende ilerleyen bir kahramandır. Bir başkasının yolunu yürümek yerine ya da kendisini diğerlerinde bulmak yerine kendini yeniden ve yeniden yaratır. Şeklini şevalini, sınırlarını kendi çizdiği yolda yürür.

Venüs –Aslan kavuşumu; bizi kendi hakikatimizi yaşamaya davet ediyor. Ancak bu söylemesi kadar kolay değil biliyorum. Hatta belki kendi hakikatimizin ne olduğunu bile bilmiyor olabiliriz. Etrafta bu kadar çok uyaran, bu kadar çok fikir, ideoloji, yalan ve gerçek varken “benim hakikatim de ne ola ki?” diye sorabiliriz. Tabii ki buna cevabı kalbimizden başka hiç kimse veremez. Ancak cevap veren kalbimizi duymak için biraz kendimizi sessize alabiliriz. Özellikle de Venüs – Güneş kavuşumunun gerçekleştiği 14 Ağustos günü, en azından biraz içe dönüp de kalbimiz ne der, dinleyebiliriz.

Ayrıca daha sol beyin odaklı bir çalışma da yapabiliriz. Farkındalıklı bir gözlem ile hayatımızın ne kadarını kendimizin inşa ettiğini ve ne kadarını öyle olması gerektiği için yapılandırdığımıza da bakabiliriz. Belki ailen öyle istediği için üniversiteye girdin, belki partnerin evlenmek istediği için evlendin, belki çok para getirdiği için bu işi yapıyorsun ama kalbin bambaşka bir şey için heyecanla atıyor. Ya da belki böyle önemli konularda sen kendin karar verdin ama daha derin bir yerde kendi hakikatini yaşamakta zorlanıyorsun. Bu en çok da uyum sağlamak adına, onaylanmak ve kabul görmek adına ödün verdiklerinde kendini gösterir. Bu noktada Aslan’ın zıt burcu Kova ile bütünleşmesi önemlidir. Kova, uzaylıdır, ait olmayan, farklı ve radikal olandır. Venüs – Güneş kavuşumunun hemen arkasından Kova burcunda oldukça güçlü bir dolunay geliyor. Aslan – Kova enerjisini entegre edebilmemiz için önemli. Bu uyumlanma süreci ise kendi hakikatini yaşarken farklı olmaktan, yabancı hissetmekten korkmamaktan geçiyor. Sürü psikolojisinden çıkıp bireysel olmanın gücünü deneyimleme zamanı da diyebiliriz.

Böyle büyük cümleler bazen hava civa gibi gelebilir 🙂 Kendimden biliyorum, özellikle de bazı astroloji yorumlarını okurken içeriden “he hee” diyen sesimi duyarım. ( Merkür’üm Başak ) Hatta bundan kendim yorum yaparken özenle kaçınmaya çalışıyorum ancak bu defa küçük olaylarda, durumlarda bile bu etkiyi hissedeceğiz. Herkes yoga yapıyor diye kendini yapmaya zorlamak, şirkette herkes o geziye katılıyor diye katılmak; içinden gelmese de, işini yaparken instagramda görünür olmaya çalışmak; istemesen de, o mühim kişiyle anlaşmaya, iyi olmaya çalışmak bir gün işe yarar diye…….

Günlük hayatın içinde bile kendimizden ödün verdiğimiz, kendi biricikliğimizi görmezden geldiğimiz, tuhaf karşılanmamak adına uyum sağlamaya çalıştığımız her anın üzerimizdeki gizli ama derin etkisini görmemizi sağlayacak bu dolunay.

Ayrıca; kendi gücümüzü inkar ettiğimiz, ışığımıza sahip çık(a)madığımız gerçeği ile de yüzleşebiliriz. Danışanlarım arasında Aslan enerjisi yoğun olup da kendini titrek, ürkek aslan olarak tanımlayan o kadar can var ki… Tabii ki mesele Aslan burcu olmak değil, mesele kendi gerçeğini yaşayamamaktan, kendi merkezinde duramamaktan kaynaklanan eksiklik, yetersizlik hissi…

Oysa ki,

Kendi gücünü başkalarına teslim etme diyor gökyüzü,

Kendi gerçeğin eğer seni tuhaf kılıyorsa, biricikliğinle gurur duy.

Venüs ilişkiler gezegeni malum, en çok da buradan gelebilir farkındalıklar. Venüs – Güneş kavuşumunun hemen sonrasında Pluto ile sert bir açı oluşuyor. Kendini bulmak yerine kendini, kendi gerçeklerinle yeniden yaratma zamanı, hadi.

 

Sevgiyle,

Eda

 

 

2 Yorumlar

  • sevinç Yayınlandı Ağustos 13, 2019 8:28 pm

    Yazdığınız ve podcastte de anlattığınız şeyler o kadar uyuyor ki yaşadıklarıma. Yalnız olmadığını bilmek bile iyi hissettiriyor. Çok teşekkürler güzel yazılarınız için.

    • Eda Ocak Yayınlandı Ağustos 14, 2019 5:14 am

      çok teşekkür ederim, duyulduğumu bilmek de bana iyi geliyor 🙂

Yorum Yap

E-Postanız güvende. Gerekli alanları doldurunuz*