Evrensel eril sembolü Mars ve evrensel dişil sembolü Venüs birbirlerine karşıt konumda ilerliyorlar. Haziranın sonuna kadar aralarında birkaç derece farkıyla bu zıtlaşma devam edecek. Gökyüzünde ise yaz boyunca Venüs’ü Güneş her battığında akşam yıldızı olarak, Mars’ı ise gece yarısı parlak kızıl bir yıldız olarak görebileceğiz. Bu ikilinin dansına bir de ay düğümleri eşlik ediyor ki bu da ne ektiysek onu biçeceğimiz zamanlara işaret ediyor. Mars ve Venüs yaklaşık 2 yılda bir birbirlerine karşıt açı yaparlar. Dolayısıyla her iki yılda bir içinde bulundukları burcun sembolizmasına uygun olarak dişil ve eril enerjilerimizi dengelememiz, şifalandırmamız için fırsatlar sunarlar. Ay düğümleri de işin içindeyse o zaman kadersel gelişmelerden, ruhun evrimine hizmet edecek enerjilerden söz edebiliriz.

İleriye götüren, ruhsal evrimleşmeyi destekleyen Kuzey Ay Düğümü, Venüs ile birlikte Aslan burcunda hareket ederken, Mars Güney Ay Düğümü ile Kova burcunda. Güney Ay Düğümü ileriye götürmek yerine bizi geçmişe çeken bir enerji ve aynı zamanda ruhun hangi evrimsel süreçlerden geçtiğini, nasıl karmalar açtığını anlatan bir gösterge. Bu açıdan baktığımızda Kova enerjisinin dengesizliği olarak ortaya çıkan izolasyon, yalnızlık ve bununla bağlantılı olarak kopukluk, kendini ait hissedememe ve kibir gölgemiz olarak peşimizde. Diğer uçta ise Venüs ve Kuzey Ay Düğümü, ateş burcu olan Aslan’ın biraraya getirme, bağlar kurma özelliklerine davet ediyor. Aslan’ın liderlik vasıflarını kullanıp organize ederek, yalnızlaşmış bireyleri biraraya getirerek samimi ilişkiler kurmamız gerektiğini anlatıyor.

Venüs – Aslan ayrıca özsevgiyle de bağlantılıdır. Kendine olan güvenin, değerlerinden emin olmanın ve sevginin önce içerde sonra da dışarıda görünür kılınmasıyla bu enerji aktive edilir. İlişki içerisinde Kova’daki Mars’ın gölgesine çekilirsek bu kendini “ Seni umursamıyorum” “Beni rahat bırak.” “Beni anlayacak seviyede değilsin” şeklinde gösterebilir. Venüs – Aslan ise dışlamak yerine kapsayıcıdır, ilişkide olduğun kişi her kim ise kendisini yalnız hissetmediği gibi boğulmuş da hissetmez. Çünkü Aslan kendi başına olmanın kıymetini de bilir. Çocuksu, oyuncu taraflarımızı açığa çıkarıp ilişkilerimizdeki o ağır havayı da kırmanın zamanı şimdi.

Bu yazı farklı kılan ve enerjetik düzeyde oldukça yoğunlaştıran ise Mars’ın 28 Haziran’da retro hareketine başlaması. Yaklaşık bütün yaz boyunca yang prensibinin, eril enerjinin içsel düzlemde dengelenmesine yönelik çalışabileceğiz. Tabii ki Mars’ın bu retro süreci kolektif açıdan da oldukça etkili olacak gibi görünüyor. 2003’ten beri Mars ilk defa bu kadar dünyaya yakın bir konumda olacak. Astrolojide gezegenlerin dünyaya yakınlığı önemlidir, çünkü bu durum o gezegenin etkisinin Dünya’da daha belirgin ve güçlü olacağını gösterir. Üstelik 2003’ten önce Mars, Dünya’ya 60000 yıl boyunca bu kadar yakınlaşmamıştı. Mars’ın bir de kolektif bir burç olan Kova’dayken retro yapacağını düşünürsek, hem bireysel hem de toplumsel düzlemde Marsiyen deneyimlerle özgürlük algımız değişip evrilebilir.

Mars cinsel olarak kendimizi nasıl ifade ettiğimizi gösterir. Ayrıca kendi bireysel ifademiz için dışarıya dönük bir başkaldırıdır, isyandır Mars. Bu iki aylık retro sürecinde ise kendi eski cinsel ifademize, kendi eski maskülen tarafımıza yönelik içsel bir başkaldırı olabilir. Mars Kova aynı zamanda cinsel ifade de aşırı özgürlükçü olmaya yatkındır. Astrolog Kaypacha bunun rastgele seks, bağların olmadığı, aşırı bireysel bir cinsellik olarak tezahür edebileceğini söylüyor. Ruhun olmadığı, sadece 1. ve 2. Çakra enerjisiyle yapılan sevişmelerin yarattığı kopukluk hissine, bağ kurmaya yönelik sorunlara işaret ediyor. Mars retro süresini bunlar gibi eski limitli inançlara, deneyimlere, alışkanlıklara, suçluluk ve utançlara bakmak, gözlemlemek için kullanabiliriz.

Mars yaz boyunca her gece gökyüzünde parlak ve kızıl bir yıldız olarak dikkatimizi çekecek ve yeryüzüne bu en yakın konumda içimizde de onun gibi tamamen çıplak parçalarımızı bulup çıkarmamız için cesaretlendirecek. Çıplak gerçekliğimizi ne kadar kabullenebiliyoruz….

Sevgi ve Şükranla,

Eda Ocak Zakaria, ASA

Yorum Yap

E-Postanız güvende. Gerekli alanları doldurunuz*