Burada yazdıklarımı nasıl derli toplu ve düzgün bir şekilde ileteceğimi düşünürkern aklıma podcast programı hazırlamak gelmişti.Hemen işe koyulup bir tane hazırladım ancak teknik konuları pek de beceremediğimden ses bazı yerlerde kısık çıkmış falan. Eğer beni rahatsız etmez, araba kullanırken, ev temizlerken falan dinlerim diyorsanız link aşağıda 🙂  Dinlerseniz eğer yorumlarınızı duymak çok hoşuma gider 🙂 https://soundcloud.com/eda-ocak-1

 

2017 Aralık ayında Satürn Oğlak burcuna girdiği andan itibaren birçok astrolog yaklaşmakta olan Satürn, Pluto hizalanmasına gözlerini dikmeye başladı. Özellikle de 2018 sonu Güney Ay Düğümü’nün  (gad)de Oğlak burcuna girmesiyle önemli gelişmelerin yaşanacağı tahmin ediliyordu. 2020’de ise Jüpiter, Satürn, Pluto ve GAD düğümünün Oğlak burcunda bir araya gelişi ile bu enerji zirve noktasına ulaşmış olacak.

 

Aslında bu hikayenin başlangıcı biraz daha geriye gidiyor. 2008 yılında Pluto’nun Oğlak burcuna girişi, küresel çapta büyük etkileri olan Wall Street kriziyle sonuçlanmıştı. Yine o dönemde Pluto ve Oğlak burcunun sembolizmasını iyi okuyabilen astrologlar Oğlak burcunun konuları arasında olan bankacılık, para ve yönetim sistemleri ile ilgili güçlü bir krizin yaşanacağını tahmin ediyordular. Keza tahminler doğru çıktı ve Amerika’da ortaya çıkan kriz dalga dalga bütün dünyayı etkisi altına aldı. Pluto kokuşmaya başlamış, çöküşe geçmiş olanın, artık işlevini yitirmiş olanın dönüşmesini sağlar. Bu dönüşüm Pluto söz konusu olduğunda önce o kokuşmuş olanla yüzleşmeyi gerektirir. 2008 yılındaki bu ekonomik kriz, bankacılık sistemleri ve paranın gerçek yüzünü, nasıl bir illüzyona sırtımızı dayadığımızı görmemiz için oldukça gerekliydi.

 

Şimdi ise sahneye bir dev daha katıldı  -Satürn- ve 2020 de Jüpiter de onlara eşlik edecek. Waoow. Jüpiter’in bu ikiliye katılımı ise büyüteç etkisi görecek yani zaten var olan enerjiyi daha da büyütüp abartacak diyebiliriz.

 

Pluto ve Satürn gezegenlerinin özellikle de kavuşum ve karşıt açı yaptıkları zamanlarda yeryüzünde gücün yeniden dağılımı yaşanmıştır. Satürn, yapım ve inşa etme prensiplerini barındırırken Pluto, güç ve değişim prensiplerini içerir. Böyle olunca da ikisinin bir araya geldiği dönemlerde yeryüzünde gücün yeniden dağıldığı gözlemlenmiş. Bu güç dağılımının ne üzerinden olacağını ise kavuştukları burcun doğası bize anlatır. İçinde bulunduğumuz bu süreçte bu kavuşum Oğlak burcunda gerçekleşecek. Yani yukarıda da söylediğim gibi bankalar, para, yönetim şekilleri  ve liderlerle bağlantılı bir hikayenin bitişine ve yenisinin yazılışına şahit olacağız. Pluto, yörüngesinden dolayı her burçta aynı süre içerisinde ilerlemez. 2008 yılında girdiği Oğlak burcundan 2023 yılında çıkacak. Gezegenlerin bir burca giriş ve çıkış zamanları oldukça önemlidir. Bu noktada Wall Street ile başlayan hikayenin 2020’de zirve yapacağını ve 2023 yılında ise bu hikayenin tamamen sonlanacağını söyleyebiliriz.

 

Peki neler olabilir?

 

Astroloji aslında bir kehanet ilmi değildir, tersine oldukça analitik bir gözlem süreci içerir. Gelecekte neler olacağını tahmin etmek ya da içinde bulunduğumuz süreci anlamak için geçmişi iyice incelememiz gerekir. Bu tarih tekerrürden ibarettir anlamına geliyor gibi görünse de aslında mesele zamanın döngüsel olması ile ilgilidir. Bu noktadan geçmişe baktığımızda 1819, 1851, 1883, 1914, 1947 ve 1982 yıllarında Satürn ve Pluto’nun farklı burçlarda kavuştuklarını görüyoruz.

Geçtiğimiz yüzyılda gerçekleşen olaylara bakarsak 1914 yılının Ekim ayında Yengeç burcunda Satürn ve Pluto kavuşuyorlar. Bu tarih bildiğiniz üzere I. Dünya Savaşı’nın başlangıcına denk geliyor. Osmanlı İmparatorluğunun sonlanışı ve dünya çapında Yengeç konularından olan milliyetçiliğin yükselişinin gerçekleştiği zamanlar. Tabii ki bu tarihte bir başka önemli hizalanma olan Uranüs – Jüpiter kavuşumunu da hesaba katmak gerek. Yani tek başına Pluto ve Satürn kavuşumunun savaş enerjisi taşıdığını söylemek mümkün değil. Ancak Yengeç burcunun konusu olan vatan ve milliyet konuları üzerinden gücün Dünya üzerinde yeniden dağıtıldığını, el değiştirdiğini görüyoruz. Bu tarih imparatorlukların yıkılıp ulus devletlerin kurulmaya başlandığı bir zaman.

 

Ağustos 1947’deki kavuşum ise II. Dünya Savaşı’nın bitimine denk geliyor. Bu tarihteki kavuşum ise Aslan burcunda ve gövde gösterilerinin başlangıcına işaret ediyor. Özellikle Asya’da komünizm yükselişini görüyoruz. Hindistan ve Pakistan bağımsızlıklarını ilan ediyor. Aslında bu kavuşumun denk geldiği tarihte güç dağılımı henüz tamamlanmış değil, hala bir önceki kavuşumun etkileri devam ediyor gibi. Rusya ve Amerika arasındaki soğuk savaşın başlangıcı ise tam da Aslan burcu sembolizmasına uyuyor : Kim daha güçlü?

 

İç karartıcı değil mi?

 

Ben yine de korkmuyorum çünkü tekrar ediyorum ama tarih bence tekerrürden ibaret değil. Her seferinde yeni bir şey öğreniyoruz ve böylelikle değişiyoruz. Değişmeyen hiçbir şey yok. Pluto’nun Kova burcuna girişi (2023) kimi astrologlara göre meşhur Kova Çağının başlangıcına işaret ediyor. Ehh bunun olabilmesi için de artık hala geçerli olan para anlayışımızın ve bankacılık sisteminin kökten bir değişimine ihtiyaç yok mu sizce de? 2008’de başlayan krizin ve uyanışın zirvesini 2019’un sonlarına doğru ve 2020’de görmeye başlayabiliriz.

 

Astrolojide her enerjinin iki yüzü vardır; aydınlık ve karanlık. Satürn – Pluto kavuşumuna aydınlık tarafından bakarsak; daha etik ve insani değerlere sahip liderlerin yükselişine tanık olabiliriz. Otoriter sistemlerin çöküşü bir diğer ihtimal olarak görünüyor. Paranın bir güç olarak değerini kaybedip gerçek kaynakların ( ormanlar, su kaynakları, oksijen, yaşanabilir iklim koşulları) değerliliğini geri kazanması da mümkün. Zaten içinde bulunduğumuz küresel iklim krizini göz ardı ederek bu göksel enerjileri değerlendirmek zayıf bir yorum olur. Dolayısıyla doğal kaynakların kapitalist sistemin işleyişi yüzünden tükenişine tanık olurken 2020’deki bu kavuşum büyük bir kırılma etkisi yaratabilir.

 

 

Karanlık tarafından bakarsak, otoriter sistemlerin daha da güçlenişine ve etik değerlerini yitirmiş liderlerin yükselişine tanık olabiliriz. Ancak burada önemli bir noktaya değinmem gerek; bu kavuşumun gerçekleşeceği 12 Ocak 2020 tarihinde illa ki de bir şey olmasını bekleyemeyiz. Bu gezegenler ağır ilerledikleri için etkileri de yavaş bir şekilde nufüz eder. Bir diğer deyişle aslında bizler zaten bu sürecin içerisindeyiz ve bizzat deneyimliyoruz. Okurken sizler de “ee bunlar zaten oluyor.” diye aklınızdan geçirmiş olabilirsiniz. Sadece  bu yılın sonlarına doğru bu konularla ilgili daha yoğun deneyimler olabilir. İlk başta da söylediğim gibi 3 Aralık’ta Jüpiter’in de Oğlak burcuna girişi ve Ocak ayında GAD ile kavuşumu çok daha güçlü etkilere işaret ediyor. Yani otorite, liderler, yönetim şekilleri, para ve bankacılık konularına yönelik abartı bir enerji devreye girmiş olacak. Bu sebeple Aralık, Ocak ve Şubat aylarının enerjileri oldukça güçlü.

 

Sonuç olarak bir geçiş döneminde olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu geçiş döneminde bizler bireysel hayatlarımızda neler yapabiliriz diye merak ediyorsanız, daha önce yazdığım şu yazılara bir göz atın derim.

https://www.edaocak.com/yengec-arketipi-sindirim-incinebilirlik-ve-aidiyet/

https://www.edaocak.com/2019-astroloji-ay-dugumleri-yengec-oglak-aksinda/

https://www.edaocak.com/2019-astroloji-hal-ve-gidisat-uzerine/

https://www.edaocak.com/saturn-pluto-gad-oglakta-ya-sabir/

 

Türkiye’nin bu süreçten nasıl etkileneceğine dair yorum yapmak pek istemesem de şunu söyleyebilirim : Artık bir liderin bizi gelip kurtarmasını beklediğimiz günlerin sona ermesi ve kendi hayatlarımızın sorumluluğunu alma ve gerçekçi olma zamanı geldi çattı bile.

 

Bu sürecin hepimizin en yüksek iyiliğine olması dileğiyle,

Sevgiyle,

Eda

2 Yorumlar

  • özge Yayınlandı Ekim 25, 2019 3:12 pm

    merhaba, bu kavuşumun evlere etkisinden bahsetmek mumkun mu acaba ?

    • Eda Ocak Yayınlandı Kasım 7, 2019 2:09 pm

      Bir fırsatını bulursam yazabilirim 🙂

Yorum Yap

E-Postanız güvende. Gerekli alanları doldurunuz*